Kurumlar Tarafından Yapılacak Vergi Kesintisinin Yeni Esasları
Yeni 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 21.06.2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunuyor. Yeni yasada tam mükellefiyete tabi kurumlara uygulanacak vergi kesintisine ilişkin hükümler konusunda özel düzenleme yapıldı. Kurum kazançlarıyla ilişkilendirilmesine rağmen bugüne kadar vergi kesintisi ve beyanına ilişkin hükümler Gelir Vergisi Kanunu içerisinde bulunuyordu. Yeni kurumlar vergisi çalışmaları sırasında Kurum kazançlarıyla ilgili vergi kesintileri de Kurumlar Vergisi Kanunu’nun içerisine alınmak suretiyle kanunun içsel bütünlüğünün sağlanması amaçlandı.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 ve 30 uncu maddeleri kurumlar vergisi kesintisinde uygulanacak oranları düzenliyor. Kanunun 15 ve 30 uncu maddelerinde, bu maddeler kapsamında yer alan ödemeler üzerinden %15 oranında vergi kesintisi yapılması öngörülürken bu oranı Kanunda belirtilen hadler çerçevesinde belirleme konusunda Bakanlar Kuruluna da yetki verilmiş durumda. Bakanlar Kurulu’na tanınan bu yetkinin kullanılmasına kadarki süreçte nasıl bir uygulama yapılacağı hususunda yeni Kurumlar Vergisi Kanunu’nun geçici birinci maddesinde düzenleme yapılmış bulunuyor. Bu düzenleme uyarınca; Bakanlar Kurulu tarafından yeni kararlar alınıncaya kadar; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 5422 sayılı Kanun kapsamında vergi oranlarına ve diğer hususlara ilişkin olarak yayınlanan Bakanlar Kurulu kararlarında yer alan düzenlemeler, bu Kanunda belirlenen yasal sınırları aşmamak üzere geçerli olacak. Kanunun 15. maddesine göre bu yasal sınır %20, 30. maddesinde yer alan yasal sınır ise %30 olarak belirlenmiş durumda. Yeni yasanın 15.maddesi tam mükelleflerden yapılacak vergi kesintisini düzenlerken yasanın 30. maddesi dar mükelleflerden yapılacak vergi kesintilerini düzenliyor.
Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki vergi kesintisine ilişkin bu düzenlemeler 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, Kanunun yayım tarihi olan 21.06.2006 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğundan 21.06.2006 tarihinden sonra yapılacak ödemeler üzerinden, yeni kanunda belirlenen yasal sınırları aşmamak üzere, 10.12.2003 tarihli ve 2003/6575 ile 2003/6577 sayılı Bakanlar Kurulu Kararlarında belirtilen oranlar esas alınarak kesinti yapılmaya devam edilecek. Maliye Bakanlığı yayımladığı 28 Haziran 2006 tarihli 1 numaralı Kurumlar Vergisi Sirkülerinde de bu konunun uygulamasının ne şekilde yapılacağı konusuna açıklık getirerek, başta taahhüt işleri nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının ödemeleri sırasında hangi oranda vergi tevkifatı yapılacağı konusu da dahil bir çok konuya netlik kazandırdı.
Kamu idare ve kuruluşları, iktisadî kamu kuruluşları, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, ziraî kazançlarını bilânço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler; kurumlara avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben yaptıkları aşağıdaki ödemeler üzerinden istihkak sahiplerinin kurumlar vergisine mahsuben % 15 oranında kesinti yapmak zorundadırlar:
a) Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri. Yukarıda yer alan açıklamalarda yer aldığı üzere yeni yasanın geçici 1. maddesi uyarınca 2003/6577 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca %5 oranında vergi kesintisi yapılacak. Böylece belediyelere iş yapan müteahhitlere yapılan ödemelerden yüzde kaç kesinti yapılacağına ilişkin bir süredir yaşanan tereddütler giderilmiş bulunuyor.
b) Kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemeleri.
c) Her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler (Döviz cinsinden yahut dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışları kesintiye tâbi tutulmaz.).
ç) Mevduat faizleri.
d) Katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları.
e) Kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları.
f) Her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden geri alım veya satım taahhüdü ile elde edilmesi veya elden çıkarılmasından sağlanan gelirler.
(2) Vergiden muaf olan kurumlara dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerindeki kâr payları üzerinden, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tâbi tutulan kazançlar hariç olmak üzere % 15 oranında vergi kesintisi yapılır.
(3) Emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç olmak üzere, Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yazılı kazançlardan, dağıtılsın veya dağıtılmasın, kurum bünyesinde % 15 oranında vergi kesintisi yapılır.
Bakanlar Kurulu, bu maddede belirtilen vergi kesintisi oranlarını, her bir ödeme ve gelir için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, kurumlar vergisi oranına kadar yükseltmeye ve aynı sınırlar dahilinde üçüncü fıkrada belirtilen kazançlar için fon veya ortaklık türlerine göre ya da portföylerindeki varlıkların nitelik ve dağılımına göre farklılaştırmaya yetkili.
Vergi kesintileri yapılarken kazanç ve iratların gayrisafi tutarları esas alınarak yapılacak. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapanlarca üstlenilmesi durumunda kesinti; ödenen tutar ile yüklenilen verginin toplamı üzerinden yapılacak. Yasanın 15. maddesine göre kesilen vergiler ödemenin veya tahakkukun yapıladığı yer itibariyle bağlı bulunulan vergi dairesine, vergilendirme dönemini izleyen ayın 20. günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile beyan edilecek ve aynı ayın 26’sına kadar ödenecek.