KATMA DEĞER VERGİSİNDE MÜTESELSİL SORUMLULUK
Genel olarak borçlulardan herhangi birinin alacaklılara karşı borcun tamamından sorumlu olmaları şeklinde tanımlanan müteselsil sorumluluk müessesesi, vergi tahsilatının güvence altına alınması amacıyla vergi uygulamalarımızda da yer alıyor. VUK’nun 11. maddesinde yer alan düzenleme katma değer vergisinde uygulanan müteselsil sorumluluk uygulamasının yasal dayanağını oluşturuyor. Bu düzenlemede :
“Mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, alım satıma taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar müteselsilen sorumludurlar.“ hükmü yer alıyor.
Uygulama esasları esas itibariyle 84 numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde yer alıyor. Yapılan düzenleme ile mal veya hizmet alım-satımına taraf olanların yaptıkları işlem bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin hazineye intikal etmemesinden belli şartlarda sorumlu tutulmaları söz konusu. Mal ve hizmet alım-satımında satıcının hazineye intikal ettirmediği katma değer vergisinden, doğrudan mal ve hizmet satın alanların veya işleme taraf olmamakla birlikte dolaylı ilişkinin varlığının ispatlanması halinde diğer mükelleflerin sorumlu tutulması belli esaslara bağlanmış bulunuyor.
Gerek işleme taraf olanlar gerekse işleme doğrudan taraf olmayanlar açısından müteselsil sorumluluğun gündeme gelmesi için vergi öncelikle mükelleften aranacak. Müteselsil sorumlu nezdinde takibe başlanabilmesi için ;
- Mükellefe bilinen adreslerinde bulunamadığından ihbarname veya ödeme emrinin tebliğ edilmemiş olması veya
- Kendisine ödeme emri tebliğ edilen mükellefin mal beyanında bulunmamış, vergi dairesince de malı tespit olunamamış veya beyan edilen veya vergi dairesince tespit olunan malların amme alacağını karşılamayacağının yani söz konusu alacağın asıl mükelleften tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerekmekte.
Görüldüğü gibi vergi öncelikle satıcı mükelleften aranılacak, mükelleften tahsili mümkün değilse müteselsil sorumluya gidilecek. Müteselsil sorumlu hakkında takip işlemi yapılabilmesi için ilgili amme alacağının tahsil aşamasına gelmiş olması gerekiyor. Söz konusu amme alacağının asıl mükelleften tahsil edilemeyeceği önceden anlaşılmış olsa dahi müteselsil sorumlu hakkında takibe başlanamaz. Müteselsil sorumlu hakkında takip, ödeme emrinin müteselsil sorumlunun bağlı olduğu vergi dairesi tarafından tebliği ile başlayacak.
Müteselsil sorumluluk uygulamasında sorumlu tutulacak amme alacağı; mal veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ile gecikme faizi ve gecikme zammı ile sınırlı. Cezalar sorumluluk kapsamı dışında bulunuyor.
İşleme Doğrudan Taraf Olanlarda Müteselsil Sorumluluk :
Mal veya hizmet satımında satıcının katma değer vergisini Hazineye intikal ettirmemesinden mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen mükellefler işlem bedeli üzerinden hesaplanan vergi ile sınırlı olarak sorumlu olmakla birlikte alıcılar işlem bedelini;
– 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan banka veya özel finans kurumları vasıtasıyla ödemeleri ve banka veya özel finans kurumuna yapılacak ödeme sırasında düzenlenecek belgede satıcının (veya adına hareket edenlerin) adı – soyadı (tüzel kişilerde unvanı) ile banka veya özel finans kurumundaki hesap numarasını ve vergi kimlik numarasını doğru olarak yazdırmaları,
– ödemenin çekle yapılmış olması halinde Türk Ticaret Kanununun 697. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına uygun olarak çek düzenlemeleri ve lehine çek keşide edilenin vergi kimlik numarasını yazmaları,
halinde müteselsil sorumluluk uygulaması ile muhatap tutulmazlar. Bu çerçevede herhangi bir hesaba bağlı olmaksızın, örneğin kasadan ödeme yapılması şeklinde, gönderilen havaleler sorumluluğu kaldırmaz. Ayrıca dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketleri gibi ihracata aracılık eden mükelleflerin bu uygulamadan yararlanabilmeleri için ihracatına aracılık ettikleri mükelleflerin de ödemelerini yukarıda belirtilen şekilde tevsik etmeleri gerekir.
Ancak alıcı ile satıcı arasında muvazaaya dayanan bir işlem yapıldığının veya menfaat sağlayan doğrudan bir ilişkinin veya hısımlık, sermayesine katılma, organizasyon veya yönetimi içinde yer alma şeklinde dolaylı bir ilişkinin bulunduğunun vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenmiş raporlarla tespit edilmesi halinde ödeme yukarıdaki şekilde tevsik edilmiş olsa bile müteselsil sorumluluk kalkmayacak.
Müteselsil sorumluluktan kurtulabilmek için ödemenin mutlaka belirtilen şekilde yapılması gerekir. Bu kapsamda;
-kredi kartı ile yapılan
-cirolu çek ve senet ile yapılan
-posta havalesi ile yapılan ödemeler sorumluluktan kurtarmaz.
Yine KDV dahil işlem bedelinin bir kısmının bu şekilde ödenmesi kısmen de olsa sorumluluğu ortadan kaldırmıyor. Ödemelerin tamamının yapılması gerekir. Ödemelerin belli taksitler halinde yapılması durumunda her ödemeyle işlem arasında bağlantıyı sağlayacak bilgilerin ödeme belgesinde yer alması gerekiyor. Ödemeye ilişkin belgelerde işleme taraf olanları tespit etmek mümkün olmalı. Satıcının veya adına hareket edenin vergi kimlik ve hesap numarasının bulunmadığı belgelerle yapılan ödemeler sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Çekle yapılan ödemeler belli şartların sağlanması halinde müteselsil sorumluluktan kurtulmayı sağlıyor. Keşide edilen çekte alıcı ve satıcının kimliğini ve faaliyetlerini izlemeye imkan veren bilgilerin yer alması, özellikle keşide edilen çekte lehdarın vergi kimlik numarasının yazılı olması gerekiyor. Hamiline yazılı çekler ile üçüncü kişilerden alınıp ciro edilen çeklerle yapılan ödemeler müteselsil sorumluluktan kurtulmayı sağlamaz. Ancak alınan çeklerin satıcılar tarafından tahsil edilmek yerine ticari ilişkide bulunduğu kişilere ciro edilmesinde herhangi bir muvazaalı durum olmadıkça bir sorun bulunmuyor.
Hiç kuşkusuz tüm bu ödemeler anlatıldığı şekle uygun olarak yapılmış olsa bile alıcı ile satıcının bir organizasyon içinde yer aldığının vergi inceleme raporları ile tespit edilmesi durumunda müteselsil sorumluluk ortadan kalkmayacaktır.
İşleme Doğrudan Taraf Olmayanlarda Müteselsil Sorumluluk :
Bir mükellefin, mal veya hizmet temin ettiği safhalardan daha önceki safhalarda, bu mal veya hizmetle ilgili katma değer vergisinin Hazine’ye intikal ettirilmemiş olması nedeniyle müteselsil sorumluluk uygulaması ile muhatap tutulabilmesi için, sözü edilen mükellef ile vergiyi Hazine’ye intikal ettirmeyenler arasında; menfaat sağlayan doğrudan bir ilişkinin veya hısımlık, sermayesine katılma, organizasyon veya yönetimi içinde yer alma şeklinde dolaylı bir ilişkinin mevcudiyetinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenmiş raporlarda açıkça belirtilmiş olması zorunlu.
Bu durumda haklarında bu ilişkinin tespit edildiğine dair rapor bulunmayan mükelleflerin, alım-satım veya hizmette taraf olmadıkları işlemlere ait katma değer vergisinin hazineye intikal etmemesinden bir sorumlulukları bulunmuyor.
Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Taraf Olduğu İşlemlerde Müteselsil Sorumluluk :
Katma Değer Vergisi Kanununun 17. maddesinin 1 numaralı fıkrasında sayılan (tarımsal amaçlı kooperatifler hariç) kurum ve kuruluşlar ile sermayelerinin (%51) veya daha fazlası kamuya ait iktisadi işletmelerin mal teslimi veya hizmet ifalarında taraf olduğu alım-satım işlemlerinde müteselsil sorumluluk uygulanması kapsam dışında. Buna göre;
– bu kuruluşların mal ya da hizmet satın aldıkları mükelleflerin bu alışlarla ilgili vergiyi,
– bu kuruluşlardan mal ya da hizmet satın alanların ise sözü edilen kuruluşların bu satışlarıyla ilgili vergiyi,
Hazine’ye intikal ettirmemeleri nedeniyle müteselsil sorumluluk kapsamında işlem yapılmayacak.