KAR PAYI DAĞITIMINDA ELDE EDENİN HUHUKİ STATÜSÜ
Gelir Vergisi Kanunu’nda 4842 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle şirketlerin kar dağıtımı aşamasındaki vergileme rejimi tamamen değiştirilerek istisna kazançlardan vergi tevkifatı yapılması uygulamasından vazgeçildi. Kurumların istisna kazançları ile normal kazançları ayrımına son verilerek istisna olsun olmasın vergi tevkifatı karın dağıtılması aşamasına bırakıldı. Ayrıca halka açık şirket ile halka açık olmayan şirket ayrımına son verilerek, her iki şirket tarafından dağıtılan kar paylarının aynı oranda vergilendirilmesi öngörüldü.
Kar payı dağıtımına ilişkin yeni vergileme rejimi 24.04.2003 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu tarihinden itibaren dağıtılan kar paylarından %10 stopaj yapılmasını öngörüyor. Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca tam mükellef kurumlar tarafından;
– Tam mükellef gerçek kişilere,
– Gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara,
– Gelir ve kurumlar vergisinden muaf olanlara,
– Dar mükellef gerçek kişilere,
– Dar mükellef kurumlara,
– Gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere,
dağıtılan kar payları üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılacak.
Buna göre, tam mükellef kurumlarca;
– Tam mükellef kurumlara,
– Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde eden dar mükellef kurumlara,
dağıtılan kar payları üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacak, bu şekilde kar payı elde eden tam mükellef kurumun söz konusu kar paylarını yukarıda sayılan gerçek veya tüzel kişilere dağıtması aşamasında, dağıtılan kısım üzerinden tevkifat yapılacak.
Tam mükellef kurumlarca karın dağıtılmayıp şirket sermayesine eklenmesine karar verilmesi halinde, karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmadığından, sermayeye ilave edilen bu tutar üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacak.
Kar payının dağıtım aşamasında tevkifata tabi tutulup tutulmamasında kar payını elde edenlerin hukuki statüleri önem taşımaktadır. Kar dağıtımı yapan firmalar kar payı ödemeleri sırasında kar payı elde edenlerin tam mükellef kurum ile Türkiye’de işyeri veya daimi temsilcileri aracılığıyla kar payı elde eden dar mükellef kurumlardan tevkifat yapmayacak, diğer durumda ise tevkifat yapacak. Binlerce ortağı olan ve hisse senetleri borsada işlem gören firmalar kar payı elde eden ortağının hukuki statüsünü nasıl tespit edecek? Hisse senetlerinin maliklerinin kimler olduğu dağıtımı yapacak şirket tarafından bilinmediğinden bu hisse senetlerine isabet eden kar payları üzerinden tevkifat yapılıp yapılmayacağı Maliye Bakanlığı’nın düzenlemeleri çerçevesinde aşağıdaki şekilde belirlenecek.
Nama yazılı hisse senetlerinin kimlerin elinde bulunduğunu pay defterinden tespit etmek mümkün olduğundan pay defterlerindeki kayda itibar edilerek kar payı elde edenin hukuki statüsü belirlenecek. Ancak pay defterinde hisse senetlerini ellerinde bulunduran kişinin hukuki statüsünün net olması gerekiyor.
Halka açık şirketlerde Borsada işlem gören nama veya hamiline yazılı hisse senetlerine ilişkin kar payı dağıtımlarında, hisse senetleri maliklerinin tam mükellef kurumlar ile Türkiye”de işyeri veya daimi temsilcisi aracılığıyla kar payı elde eden dar mükellef kurum olduğunun belirlenmesi halinde tevkifat yapılmayacak. Bu tevkifatın yapılmaması için aracı kurumlar müşterilerinin hukuki statü ve mükellefiyet bilgilerini (ünvanı, vergi kimlik numarası, tam/dar mükellef olduğu, bağlı bulunduğu vergi dairesi, dar mükellef ise mukimi olduğu ülke, işyeri ve daimi temsilciliği aracılığıyla kar payını elde edip etmediği ve adres bilgileri) Takasbank’a bildirecekler. Takasbank bu bilgileri her kar payı dağıtım işlemi için, kar payını elde eden kurumlar açısından yapılan ayrıma göre, kar payını dağıtacak şirkete aktaracak.
Kar payının Takasbank aracı kılınmaksızın, doğrudan aracı kurumlar tarafından müşterileri adana tahsil edilmesi halinde, her bir müşterinin hukuki statüsü ve mükellefiyet bilgileri aracı kurumlar tarafından kar dağıtacak şirkete bildirilecek.
Aracı kurumlar müşterilerine ilişkin olarak Takasbank’a veya kar dağıtacak şirkete verdikleri bilgilerin doğruluğundan sorumlu bulunuyorlar.
Kar payının aracı kurum da olmaksızın hisse senedi maliklerince doğrudan talep edilmesi durumunda, hak sahibinin tevkifat yapılmayacak kurumlardan olup olmadığı hususu kar dağıtımını yapacak şirket tarafından belirlenecek.
Aracı kurumlar veya kar payı dağıtacak şirketler kar payı elde edenlerin hukuki statüsünde ve mükellefiyet bilgileri hakkında bir tereddütleri bulunursa ortakların veya müşterilerinin durumlarını Ticaret Sicil Gazetesi, vergi levhası veya bağlı bulundukları vergi dairesinden alacakları bir yazı ile tevsik etmelerini isteyebilecekler.
Kar payı dağıtacak şirketin hisse senedi maliklerinin hukuki statülerini ve mükellefiyet bilgilerini yukarıda anlatıldığı şekilde belirleyemediği durumda vergi sorumluluğundan kurtulabilmesi için kar payı ödemelerinin tamamı üzerinden tevkifat yapması gerekiyor. Bu durumda tevkifat yapılmaması gerektiğinin sonradan ispatlanması halinde tevkif edilen bu vergiler hak sahiplerinin vergi borçlarına mahsup edilmesi ve iadesi söz konusu olabilecek.
Hemen belirtelim ki, 2002 vergilendirme dönemi dahil daha önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin kar paylarının dağıtımında hangi yıl kazancının dağıtıldığı ve dağıtımın hangi kazanç unsurlarından yapıldığına ayrıca dikkat etmek gerekiyor. (GVK’nun Geçici 62. Md.)