KAMUYA YARARLI DERNEK STATÜSÜNÜN KAZANILMASI VE SAĞLANAN VERGİSEL AVANTAJLAR
Kamu Yararına Dernek Statüsünün Kazanılması:
2908 sayılı Dernekler Kanununun 58 ve 59. maddelerine istinaden derneklere Bakanlar Kurulu Kararı ile kamuya yararlı dernek statüsü verilmekteydi. 5253 sayılı Dernekler Kanunu 23.11.2004 tarih ve 25649 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve bu Kanun ile 2908 sayılı Dernekler Kanunu yürürlükten kaldırılmış bulunuyor.
Eski düzenlemede bir derneğe kamu yararına dernek statüsü verilmesi için; kamuya yararlı dernek statüsüne yönelik taleplerin, dernek merkezinin bulunduğu yerin valiliği aracılığıyla İçişleri Bakanlığı’na iletilmesi gerekirken kamuya yararlı dernek statüsü, ilgili bakanlıkların görüşü de alınarak İçişleri Bakanlığı’nın önerisi, Danıştay İdari İşler Kurulunun kararı ve Bakanlar Kurulunun onayı ile verilmekteydi. (Dernekler Kanunu; Madde 59) Bu süreç içerisinde İçişleri Bakanlığı, ilgili bakanlık olarak Maliye Bakanlığının da görüşünü de alarak işlemleri tamamlıyordu.
Yeni düzenlemede Kamuya yararlı dernek statüsü, ilgili bakanlıkların ve Maliye Bakanlığının görüşü de alınarak İçişleri Bakanlığı’nın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile verilmektedir. ( 5253 sayılı Dernekler Kanunu; Madde 27 )
Bir derneğin kamuya yararlı dernek sayılabilmesi için gerekli şartlar 2908 sayılı eski Dernekler Kanununun 58. maddesinde düzenlenmişken 5253 sayılı yeni Dernekler Kanununda ise konu 27. maddede düzenlenmiş bulunuyor. 5253 sayılı Dernekler Kanununun 27. maddesi ile 2908 sayılı Dernekler Kanununun 58. ve 59. maddeleri paralel nitelikte hükümler ihtiva ediyor. Maliye Bakanlığı 22.02.2005 tarihinde yayımladığı KVK-15/2005/3 sayılı Kurumlar Vergisi Sirkülerinde eski düzenlemeler ile yeni düzenlemelerin kamuya yararlı dernek sayılabilmesi için gerekli şartlar konusunda paralel nitelikte hükümler içerdiği, dolayısıyla 2 numaralı Kurumlar Vergisi Sirkülerinde yapılan açıklamaların aynen devam ettiği belirtilmekte.
Bu durumda bir derneğin kamuya yararlı dernek statüsü edinmesinde Maliye Bakanlığı eskiden olduğu gibi bugün de aşağıdaki kıstasları baz alarak görüş bildirecektir. Yeni Dernekler Kanununun 27. madde hükmü uyarınca, bir derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılabilmesi için;
- En az bir yıldan beri faaliyette bulunması,
- Amacının ve bu amacı gerçekleştirmek için giriştiği faaliyetlerin ülke çapında yararlı sonuçlar verecek nitelik ve ölçüde olması,
gerekmektedir.
Kamu
yararına çalışan derneklerden sayılma talebinde bulunan bir dernek hakkında
Maliye Bakanlığının olumlu görüş verilebilmesinde aşağıdaki koşulların varlığı
aranmakta.
– Dernek tüzüğünde; amaç olarak belirlenen
faaliyetlerin kamu hizmeti niteliğinde olması,
– Yıl
içinde elde edilen gelirlerin en az üçte ikisinin dernek amaçlarına harcanacağı
hususuna tüzükte yer verilmesi,
– Derneğin amaç edindiği
hizmetlerin herkesin yararına açık olacağının, belli bir yöre veya kitleye
hizmetle sınırlı olmadığının tüzükte yazılı bulunması,
– Yukarıdaki maddelerde
belirtilen hususların en az son iki yılda fiilen gerçekleştirilmiş olması,
– Derneğin sahip olduğu
malvarlığının ve yıllık gelirinin tüzüğünde amaç edindiği hizmetleri gerçekleştirecek
düzeyde olması.
Yukarıda belirtilen şartların
varlığı konusunda iki aşamalı bir inceleme yapılıyor. Birinci aşamada Gelirler
Genel Müdürlüğü bir ön inceleme yapmakta ve bu aşamada yukarıda yer alan
şartlardan bazılarının gerçekleşmediğinin görülmesi halinde Maliye Bakanlığınca
olumsuz görüş bildirilmekte. Ön inceleme sonucunda şartları taşıdığı görülen
dernekler, bu şartları uygulamada da taşıyıp taşımadıklarının tespiti açısından
incelemeye sevk edilmektedir. İnceleme sonucunun olumlu olması halinde Maliye
Bakanlığınca ilgili Bakanlığa olumlu görüş bildirilmekte.
Sağlanan Vergisel Avantajlar:
Kamuya yararlı dernek statüsü kazanan dernekler mevcut
düzenlemelere göre;
– 25.10.1984 tarih ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi
Kanununun 17 . maddesinin 1 ve 2 numaralı fıkraları
kapsamına giren teslim ve hizmetleri için katma değer vergisi istisnasından
(Kültür, Eğitim ve Sosyal Amaçlı İstisna),
– 08.06.1959 tarih ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi
Kanununun 3. maddesinin (a) bendine göre, veraset ve intikal
vergisi muafiyetinden,
– 02.07.1964 tarih ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 59.
maddesinin (b) bendine göre, iktisap edecekleri
gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri
ile derneğe ait tesislerin ve bu tesislerin sonradan iktisap edecekleri
gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri
ve bunların terkinlerinde harç istisnasından,
– 29.07.1970 tarih ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4
üncü maddesinin (e) ve 14. maddesinin ( c) fıkrasına göre,
sahip oldukları bina ve araziler için (derneklere ait iktisadi işletmelere ait
olmaları veya bu iktisadi işletmelere tahsis edilmesi hariç) emlak vergisi
muafiyetinden,
– 1.7.1964 tarih ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa bağlı
(2) sayılı tablonun (V.) bölümünün 17. bendine göre, her
türlü işlemlerinde düzenlenen ve damga vergisi bu teşekküller tarafından
ödenmesi gereken kağıtlarla ilgili olarak damga vergisi istisnasından, yararlanabiliyorlar.
Hemen belirtelim ki, sağlanan bu muafiyet ve
istisnalar derneğin tüzel kişiliğine yönelik olup, derneğe ait iktisadi
işletmelerin bu muafiyet ve istisnalardan yararlanması mümkün değil.