Finansal Araçların Vergileme Rejimi Yine Değişiyor

Ekonomide yaşanan son dalgalanmalar hükümeti finansal araçların vergilendirilmesi konusunda yeni düzenlemeler yapmaya zorladı. Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılması düşünülen değişikliklerle menkul kıymetlerden elde edilen gelirlerin vergilenme sisteminde önemli sayılabilecek değişikliklere gidiliyor. Yasa değişikliğinin Meclisin tatile girmesinden önce yasalaşması öngörülüyor. Yeni yasa yürürlüğe girene kadar yatarım araçlarının vergilendirilmesinde mevcut oranlar ve düzenlemeler geçerli olacak.

Esasen 2004 yılı sonunda kabul edilen yasa ile Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen ve 2006 yılı başında yürürlüğe giren Geçici 67. madde hükümleriyle menkul kıymetlerden ve diğer sermaye piyasası araçlarından elde edilen kazanç ve iratların ( Hazine Bonosu ve Devlet Tahvili faiz gelirleri, alım satım kazançları, hisse senedi alım satım kazançları, mevduat faizleri, repo kazançları vb.)  beyanı ve vergilendirilmesinde kapsamlı değişiklikler yapılmıştı. Yapılan bu değişiklik ile hisse senedi kar payı, Eurobond gelirleri gibi bazı istisnalar dışında diğer menkul kıymetlerden elde edilen faiz gelirleri ve alım-satım kazançları üzerinden, elde edenin hukuki statüsün ne olursa olsun, bu gelir ve kazançları ödeyen banka ve aracı kurumlarca % 15 oranında vergi tevkifatı yapılması öngörülmüştü. Bu uygulamanın henüz başında olunmasına rağmen şimdi bu sistemden vazgeçiliyor.

Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen ve  27.06.2006 tarihinde Mecliste onaylanan Kanun  esas itibariyle Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 67.maddesinde bazı değişiklik ve ilaveler yapmak suretiyle yeni vergileme sistemini uygulamaya koymayı hedefliyor. Mecliste kabul edilen Kanun ile yapılması öngörülen düzenlemelerin en dikkat çekici yanının yurt dışında yerleşik kişi ve kurumların elde ettikleri gelir ve kazançlardan yapılmakta olan %15’lik vergi kesintisini %0’a indirilmesi olduğu söylenebilir. Kanun teklifi; yurt dışında yerleşik gerçek kişi ve kurumların GVK’nun Geçici 67. maddesi kapsamında tevkifata tabi menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından, Kanunun Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe gireceği tarihten sonra elde edecekleri,

–       1.1.2006 tarihinden sonra ihraç edilen Devlet Tahvili, Hazine Bonosu ve Özel Sektör Tahvili alım satım kazançları ile bunların faiz gelirleri,

–       1.1.2006 tarihinden sonra satın alınan hisse senedi alım satım kazançları,

–       1.1.2006 tarihinden sonra satın alınan vadeli işlem sözleşmelerinden sağlanan kazançlar,

–       Ödünç verilen menkul kıymet işlemlerinden sağladıkları gelirler

üzerinden %0 oranında tevkifat yapılmasını öngörüyor.

Kanunla, Türkiye’de yerleşik kişi ve kurumların vergilendirilmesine ilişkin de yeni düzenlemeler yapıldı. Bakanlar Kurulu GVK’nun Geçici 67.maddesinde yer alan tevkifat oranlarının her bir kazanç ve irat türü ve kazancı elde edenler itibarıyla, yatırım fonlarının katılma belgelerinin fona iade edilmesinden elde edilen kazançlar için de fonun portföy yapısına göre ayrı ayrı sıfıra kadar indirme veya bir katına kadar artırma konusunda yetkili kılınıyor. Bu yetkinin kullanılarak Türkiye’de yerleşik gerçek kişi ve kurumların GVK’nun Geçici 67. maddesi kapsamındaki menkul kıymetlerden elde edecekleri faiz gelirleri ve alım satım kazançlarında stopaj oranının %15’den %10’a indirilmesi bekleniyor. Ancak yabancı yatırımcılar için sağlanan avantajların yerli yatırımcılara sağlanmaması yapılması düşünülen stopaj indirimine rağmen tartışmaları sona erdirmeyecek gözüküyor. Kısa zaman sonra yabancılara tanınan vergi avantajının aynısının yerli yatırımcılara da tanınması bekleniyor.

Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan yatırım fonları ile menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının Kurumlar Vergisinden istisna edilmiş olan portföy kazançları, dağıtılsın veya dağıtılmasın %15 oranında vergi tevkifatına tabi tutuluyordu. Bakanlar Kuruluna verilen yetki ile bu oran değişebilecek. Yeni düzenleme ile borsa yatırım fonları ile konut finansman fonları ve varlık finansman fonları da 01.10.2006 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere tevkifat kapsamına alınmış oldu.

Mecliste Kabul edilen Kanun ile yapılması düşünülen bir diğer önemli değişiklik yatırım fon ve ortaklıklarına ilişkin olanı. Yeni dönemde menkul kıymet yatırım fon ve ortaklarının portföy kazançları üzerinden yapılan tevkifat uygulamasında değişikliğe gidilerek, % 15 oranındaki tevkifatın portföy kazançları üzerinden değil, yatırımcı nezdinde ve fonun katılma belgesinin fona iadesi aşamasında doğan kazanç üzerinden yapılması esası benimseniyor.  Bu değişiklikle aynı zamanda yatırım fonlarının menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından elde ettikleri faiz ve alım satım kazançları üzerinden tevkifat yapılmaması sağlanmış oldu. Ayrıca portföyün %51’i ve fazlası hisse senetlerinden oluşan fonlarda, bir yıldan fazla elde tutulmuş olması koşuluyla katılma belgesinin fona iadesi sırasında da tevkifat yapılmayacak. Bu uygulama 01.10.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giriyor.

Hemen belirtmek gerekir ki, yakın zamanda yürürlüğe girmesi beklenen Kanun yapılan bu değişikliklerin dar mükellef gerçek kişi ve kurumların temettü gelirleri üzerinden yapılan %10’luk tevkifat uygulamasına bir etkisi bulunmuyor. Aynı tevkifat uygulanmasına bundan sonra da devam edilecek.

Yine aynı şekilde yerli ve yabancı yatırımcıların mevduat faizi ve repo kazançları üzerinden GVK’nun Geçici 67. maddesine göre yapılmakta olan %15’lik stopaj uygulamasına devam edilecek.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir