Eurobond Faiz Gelirleri ve Satış Kazançlarının Vergilendirmesi
Hazinenin kendi para birimimiz dışında herhangi bir para birimi cinsinden ihraç ettiği uzun vadeli tahviller olarak tanımlayabileceğimiz eurobondlar tasarruf sahipleri tarafından birçok nedenle tercih ediliyor. İkinci piyasalarının olması, her an nakde çevrilebilirliği, getirisinin yüksekliği, yurt içinde döviz tevdiat hesaplarına tatminkar getiri sağlanamaması gibi nedenler eurobondları, parasını dövizde tutmak isteyenler için iyi bir alternatif haline getiriyor.
Genellikle ihraç edildikleri tarihte nominal bedelin altında iskontolu olarak satılan eurobondlar vadesi geldiğinde nominal bedel üzerinden itfa edilirler.
Kişisel tasarruf sahipleri eurobondlardan vade sonunu bekleyerek faiz geliri, vadesinden önce elden çıkarmak suretiyle de değer artış kazancı elde edebilirler.
Hazine tarafından Türkiye’de ihraç edilen hazine bonosu ve tahvillerinden nitelik itibariyle bir farkı bulunmamasına rağmen eurobonların vergilendirilme biçimi özellikle 2006 yılı sonrasında önemli ölçüde değişti.
Faiz Gelirlerinin Vergilendirilmesi
Bireysel yatırımcıların eurobondlardan elde ettikleri faiz gelirleri GVK’nun 75/5.maddesine göre menkul sermaye iradı olarak vergiye tabi bulunuyor. Ancak aynı Kanunun Geçici 59. maddesi hükmü uyarınca, 31/12/2007 tarihine kadar uygulanmak üzere, 26/07/2001-31/12/2005 tarihleri arasında ihraç edilen Devlet tahvilleri ve Hazine bonolarının faiz gelirleri ve elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar toplamının 2005 yılında 174.033,88 YTL’si 2006 ve 2007 yıllarında ise bu tutarın her yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmasıyla bulunacak tutar gelir vergisinden istisna. İstisna kapsamına giren kazançlar için yıllık beyanname verilmeyeceği gibi, diğer gelirler dolayısıyla verilecek beyannameye bu kazançlar dahil edilmeyecek.
Bu istisna 2006 yılında 191.089,20 YTL olarak uygulanacak. Eurobondlardan elde edilen gelirin bu tutarı aşan kısmı vergiye tabi tutulacak, bu tutarın altında bir gelir elde edilmesi halinde vergileme yapılmayacak. Hem faiz hem de alım/satım gelirinin birlikte elde edilmesi halinde istisnanın hangi gelir türüne öncelikle uygulanacağına geliri elde eden serbestçe belirleyebilecek.
Tam mükellef gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendiriliyor. Bu kişilerce elde edilen faiz geliri, 26.07.2001 tarihinden önce ihraç edilen eurobondlara ait olması halinde Geçici 59.maddede yer alan istisnanın uygulanması söz konusu değil. Faiz gelirinin 2006 yılı için 18.000 YTL”yi aşması durumunda tamamı yıllık beyanname ile beyan edilecek.
31.12.2007 tarihine kadar 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen eurobondlardan elde edilen faiz gelirlerinden Geçici 59. maddedeki istisna tutarı düşülecek kalan tutarın beyan sınırını aşması halinde istisna sonrası kalan tutarın tamamı beyan edilecek.
Faiz gelirinin 01.01.2006 tarihinden sonra ihraç edilen eurobonlara ilişkin olması halinde Geçici 59. maddesinde yer alan istisnanın uygulanması söz konusu olmadığından 2006 yılı için 18.000 YTL’lik beyan sınırının aşılması durumunda tamamının yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekiyor.
Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler (dar mükellefler) sadece Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilmekte. Kazancın Türkiyede elde edilmesi için de sermayenin Türkiye’de yatırılmış olması gerekiyor. Ayrıca Gelir Vergisi Kanunu’nun 86/2. fıkrasında; dar mükellef gerçek kişiler tarafından elde edilen ve tamamı Türkiye’de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan menkul sermaye iratları için beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi gerekse bile bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceği hüküm altına alınmış bulunuyor. Eurobondlardan elde edilen faiz gelirleri tevkif suretiyle(tevkifat oranı %0) vergilendirilmiş kabul ediliyor. Bu durumda dar mükellef gerçek kişilerce elde edilen eurobond faiz gelirlerinin tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyeceği gibi, diğer gelirlerin beyan edilmesi halinde de beyannameye dahil edilmeyecek. Dar mükellefler açısından eurobondların hangi tarihte ihraç edilmiş olduğunun bir önemi bulunmuyor.
Değer Artış (alım-satım) Kazançlarının Vergilendirilmesi
Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının eldin çıkarılmasından sağlanan kazançlar GVK”nun 80.maddesine göre değer artış kazancı olarak vergilendiriliyor.Tam mükellef gerçek kişilerce 26.07.2001 tarihinden önce ihraç edilen eurobondların alım satımından doğan kazançlar için Geçici 59. maddesinde yer alan istisna uygulanmayacak, maliyet bedeli endekslemesi uygulandıktan sonra bulunacak kazancın tamamı beyan edilecek. Maliyet (iktisap) bedeli, menkul kıymetin elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Türkiye İstatistik Kurumunca belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilecek. Ancak, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması gerekiyor. Aksi durumda endeksleme yapılamayacak.
31/12/2007 tarihine kadar, 26/07/2001-31/12/2005 tarihleri arasında ihraç edilen eurobondlarla ilgili olarak değer artış kazancı elde edilmesi durumunda, maliyet bedeli endekslemesi yapıldıktan sonra bulunacak kazanç tutarından Geçici 59. maddede yer alan istisna tutarı düşülecek ve kalan tutar ne olursa olsun beyan edilecek.
01/01/2006 tarihinden sonra ihraç edilen Eurobondlardan alım-satım kazancı elde edilmesi durumunda ise, herhangi bir istisna uygulanması söz konusu olmadığından, maliyet bedeli endekslemesi yapıldıktan sonra bulunacak kazanç, tutarı ne olursa olsun beyan edilecek.
Yurt dışında ihraç edilen Eurobondların yine yurt dışında yerleşik kişiler tarafından Türkiye’de yerleşik bir kuruluşta hesap açılması suretiyle Türkiye’de alım-satımının yapılması halinde elde edilen değer artış kazançları Türkiye’de vergiye tabi. Bu menkul malların ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazanç ve iratlar için, mal ve hakların Türkiye’de elden çıkarıldığı yerin vergi dairesine, kazancın iktisap olunduğu tarihten itibaren 15 gün içinde münferit beyanname ile beyan edilmesi gerekiyor. Bu beyan dar mükellef kişilerin daimi temsilcileri tarafından, daimi temsilcileri mevcut değilse kazanç ve iradı sağlayanlar tarafından yapılacak.
Dar mükelleflerin yabancı sermaye mevzuatına göre ilgili mercilerden izin almak suretiyle, Türkiye’ye bizzat getirdikleri nakdi veya ayni sermaye karşılığında iktisap ettikleri menkul kıymetleri elden çıkarmalarından doğan değer artış kazançlarının hesabında kur farkından doğan kazançlar gelir olarak dikkate alınmamakta (GVK. Mük 81. Md.). Aynı şekilde bu tür kazançların tespitinde maliyet bedeli endekslemesi de yapılması söz konusu değil.
Yurtdışında yerleşik ve dar mükellefiyet esasında vergilendirilen gerçek kişiler ve kurumlarca, Türkiye’de yerleşik kurumlardan sadece alış veya bu kurumlara sadece satış işleminin yapılmış olması durumunda; alış veya satış işlemini yapan Türkiye’de yerleşik kurumlar bu işlem nedeniyle herhangi bir tarhiyata veya vergi tevkifatına muhatap olmayacaklar.
Tam mükellef statüsünde olanlar yabancı memlekette ödedikleri vergileri Türkiye’de tarh edilecek vergiden indirebiliyorlar. Dar mükelleflerin vergilendirilmesinde de çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ayrıca dikkate alınacak.
Görüldüğü üzere yurt içinde ihraç edilen hazine bonosu ve tahvillerin vergileme rejimi 01.01.2006 tarihinden itibaren önemli ölçüde değiştirilmiş oldu..Banka ve aracı kurumlar tarafından bu tahvil ve bonolardan elde edilen gelirlerden sadece %15 oranında vergi tevkifatı yapılacak. Eurobondlar ise %15’den başlayan oranlarla vergilenecek. Böylece eurobondlar üzerindeki vergi yükü yurt içinde ihraç edilen tahvil ve bonolar üzerindeki vergi yükünden daha fazla hale gelmiş bulunuyor.