BİREYSEL EMEKLİLİK FON KAZANÇLARI VE VE FON GETİRİLERİNE İLİŞKİN VERGİ AVANTAJLARI
Emeklilik Yatırım Fon Kazançlarına Yönelik Vergi Avantajları:
Emeklilik yatırım fonlarının kazançları Kurumlar Vergisi Kanunu’nun
8/4-e maddesi uyarınca kurumlar vergisinden istisna edilmiş bulunuyor. Bu düzenleme ile bireysel emeklilik sistemine ait katkı paylarının değerlendirilmesi amacıyla şirketlerin bünyelerinde oluşturdukları emeklilik yatırım fonlarının kazançları tamamen kurumlar vergisi kapsamı dışında bırakılıyor. Kurumlar vergisinden istisna edilen bu kazançlar aynı zamanda gelir vergisi tevkifatına da tabi bulunmuyor. Böylece emeklilik yatırım fonlarının değerlendirildiği dönemde kazançların tamamı hem kurumlar hem de gelir vergisi kapsamı dışında tutulmak suretiyle vergi yükü tamamen sıfırlanmış olmakta. Oysa menkul kıymetler, risk sermayesi ve gayrimenkul yatırım fon kazançları da kurumlar vergisinden istisna edilmekle birlikte gelir vergisi tevkifatına tabi bulunuyor. Bu yönüyle emeklilik yatırım fonlarına sağlanan kurumlar ve gelir vergisi teşviği önemli.
Damga Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle; sigorta ve emeklilik yatırım fonlarının kuruluşları dahil her türlü işlemlerinde düzenlenen ve damga vergisi bu şirketler veya fonlar tarafından ödenmesi gereken kağıtlar, damga vergisinden istisna edildi. Bu düzenleme ile emeklilik fonları dahil tüm sigorta sektörü için istisna getirilmiş oldu.
Gider Vergileri Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca;
– Emeklilik sözleşmeleri, hayat sigortaları (hayat sigortalarında ferdi kaza, hastalık sonucu malûliyet ve tehlikeli hastalıklar teminatlarının da ek teminat olarak verildiği sözleşmeler dahil) ve sağlık sigortaları ile ihracata ait nakliyat sigortalarında sözleşme ve poliçe üzerinden alınan paralar,
– Emeklilik yatırım fonlarının, sermaye piyasalarında yaptıkları işlemler nedeniyle elde ettikleri paralar,
– Banka ve sigorta şirketleri ile emeklilik şirketlerinin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılması sonucu kendi lehlerine kalan paralar,
banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna edilmiş bulunuyor.
Bireysel Emeklilik Sisteminden Elde Edilen Gelirlere Yönelik Vergi Avantajları:
Bireysel emeklilik sisteminden katılımcıya yapılacak ödemeler menkul sermaye iradı olarak değerlendirilmekte. Sistemden gelir elde edenlerin bir kısım gelirleri Gelir Vergisi Kanunu’nun 22. maddesiyle gelir vergisinden istisna edilmiş durumda. Buna göre;
– Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin % 25’i,
– Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan diğer sigorta şirketlerinden on yıl süreyle prim ödeyenler ile vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin %10’u,
– Tek primli yıllık gelir sigortalarından yapılan ödemelerin tamamı,
gelir vergisinden müstesna
İstisna edilen tutar üzerinden 94.madde uyarınca da herhangi bir tevkifat yapılmayacak.
Böylece sistemde emekliliğe hak kazananlar veya vefat, maluliyet, tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanların birikimlerinin %25’i gelir vergisinden istisna edilirken, diğer kısımlar genel hükümler çerçevesinde menkul sermaye iradı olarak vergiye tabi bulunuyor.
İstisna edilen tutar dışında kalan ödemeler menkul sermaye iradı olarak gelir vergisi tevkifatına tabi tutulacak. Tevkifat oranları;
– On yıl süreyle prim, aidat veya katkı payı ödemeden ayrılanlara yapılan ödemelerden % 15,
– On yıl süreyle katkı payı ödemiş olmakla birlikte bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazanmadan ayrılanlar ile diğer şahıs sigortalarından on yıl süreyle prim veya aidat ödeyenlere ve vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerden % 10,
– Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerden % 5,
olarak belirlenmiş durumda.
Hemen belirtelim ki, sistemden gelir elde edenlerin istisna tutar düşüldükten sonra menkul sermaye iradı olarak tevkifata tabi tutulan bu kazançlar için tutarı ne olursa olsun ayrıca yıllık beyanname verilmeyecek, tevkifat nihai vergileme olarak kalacak.
Sistemin emeklilikte sağladığı ek gelir ile bireylerin refah düzeyini artırmasının yanında uzun vadeli fon birikimi sağlaması, istihdam artırıcı yatırımları kaynak oluşturması, kamu ve özel kesimin borçlanabilme olanağını artırması ve para-sermaye piyasalarının derinleşmesi yönüyle de makro ekonomiye önemli katkıları bulunuyor.
Gerek katılımcılara gerekse emeklilik şirketlerine sağlanan vergi avantajları göz önüne alındığında vergi kanunları ile sisteme sağlanan katkının kayda değer nitelikte olduğu söylenebilir. Sisteme sağlanan bu katkı kuşkusuz tek başına yeterli olmayacak. Özellikle sisteme olan güvenin artması ve sisteme sağlanan avantajların katılımcılara iyi anlatılması gerekiyor. Özellikle emeklilik fonlarına sağlanan mutlak vergi istisnası katılımcılara daha fazla getiri sağlaması bakımından önem taşıyor. Sisteme olan güvenin artırılması, sağlanan vergi teşviklerinin katkı paylarında bulunan bireyler açısından biraz daha artırılması ve tanıtımının iyi yapılması halinde sektörün daha hızlı gelişeceği çok açık.