AMORTİSMAN UYGULAMASINDA KARŞILAŞILAN PROBLEMLERE TOPLU BİR BAKIŞ-2
Vergi Usul Kanunu”nda 5024 sayılı kanunla yapılan değişiklikle amortisman konusunda köklü bir değişikliğe gidildi. Amortisman uygulamasına ilişkin yapılan bu değişiklik; 01.01.2004 tarihinden itibaren geçerli olduğundan bu tarihten önce iktisap edilen iktisadi kıymetler için değişiklik öncesi hükümlere göre amortisman ayrılmaya devam edilecek, bu tarihten sonra edinilen kıymetler için yeni hükümlere göre amortisman ayrılacak.
Değişiklik öncesinde mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymetlerini %20 oranından fazla olmamak kaydıyla diledikleri oranda amortismana tabi tutabilirken yeni düzenlemede bu kıymetleri Maliye Bakanlığının tespit ve ilan edeceği oranlar üzerinden itfa edebilecekler. 5024 sayılı Kanunla VUK”nun 315.maddesi; “Mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymetlerini Maliye Bakanlığı’nın tespit ve ilân edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlan edilecek oranların tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır.” şeklinde değiştirilirken, değişikliğin gerekçesi de; “Enflasyon düzeltmesinin getirilmesi ile birlikte iktisadi kıymetlerin maliyet bedeli korunmaktadır. Amortisman müessesesi, kullanıma bağlı aşınma ve yıpranmanın mali sonuçlara yansıtılması amacıyla uygulanır ilkesine istinaden, 213 sayılı Kanun’da yer alan iktisadi kıymetin en fazla 5 yılda itfa edilmesi hükmü yerine, yıpranma payının daha sağlıklı yansıtılabilmesi için kullanıma bağlı olarak faydalı ömür doğrultusunda amortisman ayrılması esası getirilmektedir.” tarzında ifade edildi.
YENİ SİSTEMİN ÖZELLİKLERİ
Maliye Bakanlığı yeni amortisman sisteminde amortismana tabi iktisadi kıymetler için belirlediği oranları 333 ve 339 sıra no.’lu Genel Tebliğler ile duyurdu. Mükellefler, 31.12.2003 tarihinden sonra iktisap edecekleri amortismana tabi kıymetlerin amortisman oranını ekli listeden bularak uygulayacaklar. Ekli listenin 1-6 bölümleri arasında genel sınıflamalar yapılmış ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri ve amortisman oranları tespit edilmiş bulunuyor. Listenin diğer bölümlerinde ise sektörler itibari ile kullanılan amortismana tabi iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri ve amortisman oranları belirlenmiş durumda. Mükellefler, uygun amortisman oranlarını tespit ederken öncelikle, sektörel bazda tespit edilen amortisman oranlarını dikkate alacaklar, bu ayrımlarda bulunmayan amortismana tabi iktisadi kıymetler için uygulanacak oranları, genel sınıflamada yer verilen oranlara göre tespit edecekler. Böylece, mükellefler öncelikle faaliyette bulundukları sektörü tespit ederek hangi iktisadi kıymetin hangi sınıflamaya dahil olduğunu belirleyecekler. İlgili sektörde ismen belirtilmeyen ancak 1-6 bölümleri arasında yer alan iktisadi kıymetler ise 1-6 bölümünde gösterilmiş olan faydalı ömürleri üzerinden amortismana tabi tutulacak.
UYGULAYICILARIN KARŞILAŞTIĞI SORUNLAR
Hiç kuşkusuz yeni sistemdeki “faydalı ömür” yaklaşımı gerçek karın tespit edilmesi ve enflasyon düzeltmesi mantığına uygun bir yaklaşım. Ancak çok sayıda ve farklı nitelikte iktisadi kıymetlerin faydalı ömürlerin tespit etmek çok kolay olmadığı gibi mükellef ile yargı arasında çok sayıda ihtilafın yaşanmasına da zemin hazırlayacak nitelikte gözüküyor. Yaşanması muhtemel ihtilaf alanlarının vergi adaletine uygun tarzda giderilmesi ve bu konuda hızlı davranılması bir taraftan mükellefin mağdur olmasını engellerken diğer taraftan yeni sistemin uygulanabilirliği ve gerekliliğine katkı sağlayacaktır.
Uygulama sırasında karşılaşılan ancak mevcut yasal düzenleme ve Bakanlık tebliğleri baz alındığında yanıtı bulunamayan bazı konular var. Bu konulara ilişkin Bakanlığın kendi yaklaşımını bir an önce ortaya koyması gerekiyor. İhtilaf ve tartışma alanı oluşturan konular özet olarak şunlar:
1- Kullanılmış olarak satın alınmış olan bir iktisadi kıymete faydalı ömür esasına göre amortisman ayırırken ilk kullanımdan geriye kalan süre mi dikkate alınacak, yoksa önceki amortisman süresi yok mu sayılacak?
2- Finansal kiralamada kiracı tarafından aktifleştirilen kullanım hakkı hangi sürede itfa edilecek? Sürenin tespitinde haklara ilişkin 15 yıllık süre mi yoksa kiralamaya konu iktisadi kıymetin listelerde yer alan faydalı ömür süresi mi dikkate alınacak?
3- Tebliğ ile belirlenen faydalı ömür kavramı asgari olarak mı anlaşılmalı? Mükellefler listede belirlenen süreden fazla bir süre belirleyebilir mi?
4- Bazı iktisadi kıymetler belirlenen sürelerden çok önce kullanım ömürlerini tamamlıyor. Özellikle yoğun ve tam kapasite üretim faaliyetinde bulunan iktisadi kıymetlerde yıpranma çok hızlı olmakta. Bu durumda ya kullanılmadığı halde amortisman ayırmaya devam edilmesi ya da fevkalade amortisman hükümlerinin uygulanması gerekiyor. Bu durumla sık karşılaşan böyle işletmelerin de her defasında fevkalade amortisman için Maliye Bakanlığı”na başvurması pratik bir çözüm olmayacaktır.
5- Listelerden hareketle bazı mükelleflerin hangi sektöre dahil olduğunu belirlemek her zaman kolay olmayabiliyor. Ayrıca aynı faaliyet birden fazla sektör tanımlamasında yer alabiliyor. Örneğin konaklama işletmeleri ile turistik tesisler kavramları çoğu zaman aynı işletmeyi tanımlamakta kullanılmakta. Bu durumda hangi sektörün amortisman süresi dikkate alınacak?
6- Özel maliyete konu kiralamalarda kira süresinin 2 yıldan az bir süre belirlenmesi durumunda kira süresinin sonradan uzatılmasının muvaaza iddiasına konu olup olmayacağı tereddütlü bir konu olma özelliğini koruyor.
7- Yap işlet, yap işlet devret ve işletme hakkı devri gibi uygulamalarda amortismanın hangi yöntemle hesaplanacağı belirsiz.
8- Genel olarak vergisiz birleşme (devir) durumunda kıst amortisman uygulaması yapılıp yapılmayacağı açık değil. Devrolan kurum ile devralan kurumun farklı sektörlerde faaliyet göstermesi ya da devrolan kurumun bizzat üretim, imalat, hizmet aşamalarında kullandığı iktisadi kıymetlerin devralan kurum tarafından bu alanların dışında bir alanda kullanması durumunda bu iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri ve buna bağlı olarak amortisman oranları nasıl tespit edilecek?
9- Yatırım dönemi içinde satın alınan iktisadi kıymetler için amortisman ayrılıp ayrılmayacağı.
10-Azalan bakiyeler usulüne göre amortisman uygulaması esnasında, ilk yıl kıst amortisman ayrılması gereken iktisadi kıymetlerin ikinci yıl net aktif değeri hesaplanırken birinci yıl tam ayrılmış gibi mi kabul edilecek?
Amortisman oranları ile ilgili olarak son yapılan düzenlemeler, önceden uygulanan sistemden daha karmaşık olması ve uygulayıcıların iş yükünü artıracağı eleştirilerine muhatap olsa da özü itibariyle gerçek karlılığın tespit edilmesi ve uluslararası muhasebe standartları ölçeğinde olumlu bir yaklaşım olmuştur. Faydalı ömür esası temelde doğru bir yaklaşım olmakla birlikte tüm iktisadi kıymetlerin oranlarının Bakanlıkça belirleniyor olması uygulamanın tamamını kavrayamamak gibi bir sorunu da gündeme getirmekte. Diğer yandan konunun yeni oluşu da bazı belirsizliklerin oluşmasına zemin hazırladı. Yazı konusu olan tereddütlerin bir an önce giderilmesi sistemin tartışılırlığının azalmasına kuşkusuz önemli katkı sağlayacaktır.