Yaygın Vergi Denetimi: Banka Hesapları
60. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Hesap Uzmanları Kurulu düzenlediği panelde kayıt dışı ekonomiyi masaya yatırdı. Uzun yıllardır ülkenin gündeminde bulunan ve üzerinde yoğun tartışmaların yapıldığı kayıt dışı ekonomi; kamu finansman dengesinde neden olduğu olumsuzlulardan ayrı olarak yükümlülüklerini tam olarak yerine getiren mükellefler aleyhine haksız rekabet ortamı oluşturması yönüyle de panelde ele alındı. Kayıt dışılığın kayıt altına alınması konusunda yoğun bir çalışma sürdürmekte olan Kurul kayıt dışı ekonomi konusunu bilimsel bir yaklaşımla ele alan bir çalışma başlatarak yaptığı tespitleri ve çözüm önerilerini bir rapor haline getirmiş bulunuyor.
Kurul geçen yıldan itibaren uygulamakta olduğu denetim stratejisini kayıt dışılıkla daha fazla mücadele edecek tarzda yeniden yapılandırdı. Yeni yapılanma da gelişmiş ülkelerde uygulanan nakit hareketlerinin izlenmesi yöntemiyle daha yaygın ve daha etkin vergi incelemeleri yapılarak kayıt dışı ekonomiyle mücadele ön plana çıkartılıyor. Bu kapsamda 2004 yılında para hareketleri izlenerek önemli rakamlarla ifade edilebilecek kayıt dışılık tespit edilmiş durumda.
Bu yıl bankacılık sistemindeki kayıtlar baz alınarak önemli bütün merkezlerde vergi incelemelerine başlanmış durumda. Başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere 19 büyük ilde yaklaşık 6.300 banka hesabı incelemeye alınmış bulunuyor. İncelemeye alınan 6.300 hesapta gerçekleşen işlem hacminin yaklaşık 100 katrilyon lira civarında olduğu ifade ediliyor.
Tespit edilen bu hususlar önümüzdeki günlerde yoğunlaşacak vergi incelemelerinde tahmin edilenin çok üzerinde cezalı vergi tarhiyatını gündeme getirecek. Çok sayıda işletme bunun tedirginliğini yaşıyor. Ayrıca çoğu işletme kayıt dışı çalışmakla ne tür risklerle karşı karşıya bulunduğunu tam olarak bilmemekte, karşılaşılması muhtemel sonuçlar konusunda bir bilgisi bulunmamakta.
Vergi incelemesinin mahiyeti, incelemelerin olası seyri ve karşılaşılan riskler konusunda birçok firma sahibi yeterince bilgiye sahip bulunmuyor.
Vergi İncelemelerinin Mahiyeti ve Seyri
Vergi Usul Kanunu’nun 134 ile 141.maddeleri arasında vergi incelemelerine ilişkin hükümler yer almakta.
Vergi Usul Kanunu’nun 134. maddesinde vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olarak ifade ediliyor.
Defter tutmak zorunda olanlarla belge almak ve bu belgeleri saklayıp ibraz etmek zorunda olan tüm gerçek ve tüzel kişiler vergi incelemesine tabidirler.
Vergi incelemesi zaman aşımı süresi içinde her zaman yapılabilir. Hesap döneminin kapanmamış olmasının bir önemi bulunmadığı gibi önceden inceleme yapılmış olması ikinci bir inceleme yapılmasına engel teşkil etmiyor.
Vergi incelemesi esas olarak mükellefin iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması durumunda dairede yapılır. İncelemelerin dairede yapılması durumunda mükellefe defter ve belgelerini ibraz etmesi için uygun bir süre verilmesi gerekir. Verilecek sürenin 15 günden az olmaması gerekir. Haklı bir gerekçe olmaksızın defter ve belgelerin istenilin sürede verilmemesi bir yandan özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirirken diğer yandan VUK’nun 30. maddesine göre resen takdir nedenini kabul edilir.
İncelemelerde incelemeye başlanırken mükellefe inceleme konusu açıklanır. İncelemelerde tespit edilen hususlar tutanağa geçirilir. İncelemeye tabi olanlar tutanağa diledikleri açıklamaların geçirilmesini talep edebilirler. Düzenlenen tutanakların bir nüshası mükellefe veya nezdinde inceleme yapılana verilir.
Kayıt Dışı Bırakılan Hasılata İlişkin Cezalı Tarhiyat Riski
Banka kayıtları üzerinden yapılan tespitlerde incelemenin muhtemel seyri şu şekilde olacaktır.
Öncelikle tespit edilen banka hesabının şirket kayıtlarında yer alıp almadığına bakılacak. Şirket kayıtlarında banka aracılığıyla yapılan tahsilat yer alıyorsa kayıt dışı hasılattan söz edilemeyeceğinden cezalı bir tarhiyatla karşılaşılması söz konusu olmayacaktır.
Şirket kayıtlarında yer almayan bir banka hesabının tespit edilmesi durumunda ilgilisi adına bu hesap aracılığıyla tahsil edilen tutarlardan hasılat olarak ilişkilendirilemeyecek tutarlar çıkarılıp net kayıt dışı hasılat havale,EFT ve takas çek tahsilatı olarak tespit edilecek.
Kayıt dışı bırakılan hasılatla ilişkin yapılacak tarhiyat resen vergi tarhiyatı olacak.
Kayıt dışı bırakılan hasılatın hem KDV hem de Gelir/Kurumlar vergisini ilgilendiren yönleri var. Kayıt dışı bırakılan net hasılat üzerinden ilgili mükellefin yaptığı mal teslimi veya hizmet ifasındaki KDV oranında KDV hesaplanarak ilgili aylar itibariyle hesaplanarak ödenmesi gereken fark KDV tespit edilecek. Mükellefin beyan dönemlerinde devreden KDV”sinin olmaması durumunda kayıt dışı net hasılatın aylık tutarları üzerinden %18,8 veya 1 oranları uygulanarak gecikme faiziyle ve cezalı olarak ödenmesi gereken KDV tespit edilecektir.
Gelir veya kurumlar vergisi açısından yapılacak işlem farklılık arz edebilir. Her şeyden önce kayıt dışı bırakılan hasılatın maliyetinin dikkate alınması ve böylece kayıt dışı bırakılan kazancın tespit edilmesi gerekecek. Kayıt dışı bırakılan hasılatın maliyet unsurları zaten kayıtlı hasılatın maliyeti içerisinde yer alıyorsa tespit edilen hasılatın tamamı kazanç olarak dikkate alınacak aksi durumda fiili karlılık durumu dikkate alınarak kayıt dışı hasılatın maliyeti tespit edilerek bu hasılata ilişkin kazanç bulunacaktır. Kayıt dışı bırakılan kazanca ilişkin dikkate alınacak maliyet unsurları işletmeden işletmeye değişiklik gösterebilecektir. Bu şekilde tespit edilen kazanç farkı dikkate alınarak olması gereken gelir ve kurumlar vergisi matrahı bulunacak. Firmanın geçmiş yıl zararı dahil kullanabileceği indirim ve istisnalar varsa bunlar ayrıca dikkate alınacaktır. Bu şekilde bulunan kazanç farkını karşılayacak bir indirim veya istisna hakkının bulunmaması veya yetersiz olması durumunda ortalama % 30 oranında verginin( gelir vergisi mükellefleri için farklı oran) gecikme faiziyle birlikte cezalı olarak istenmesi söz konusu.
Mükelleflerden istenecek vergi ve gecikme faizinden ayrı olarak; verginin bir katı ile gecikme faizinin yarısı oranında vergi ziyaı cezası kesilecektir. Yapılacak cezalı tarhiyata muhatap olanlar tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunabilirler veya dava açabilirler.