Yatırım İndiriminde Uygulama Esasları Belirlendi

8 Nisan 2006 tarihinde yürürlüğe giren 5479 sayılı yasa ile yatırım indirimi uygulaması yürürlükten kaldırılırken sadece önceden yapılmış ve yapılmakta olan bir kısım harcamaların belli şartlarla yatırım indirimi istisnasından yararlanmaya devam edilmesi esası benimsenmişti. Kanun maddesinde yeni dönemde hangi tür yatırım harcamalarının hangi şartlarla yatırım indiriminden yararlandırılacağına ilişkin hükümler yer alırken uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Maliye Bakanlığı’na bırakılmıştı.

Yeni dönemde vergi mükellefleri özetle: 01.01.2006 tarihi itibariyle kazanç yetersizliği nedeniyle 2005 yılı kazançlarından indiremedikleri tutarlar ile bu tarihten sonra yapacakları bir kısım yatırım harcamalarını kazançlarından indirmeye devam edebilecekler. Yapılan/yapılacak harcamalar nedeniyle hak kazanılan istisna tutarları sadece 2006, 2007 ve 2008 yılı kazançlarıyla sınırlı olarak indirilebilirken, bu harcamalar 2009 ve sonraki  yıllarda indirilemeyeceği gibi bu yıllarda yapılacak harcamalar da dikkate alınmayacak. Yatırım indiriminden faydalanılması durumunda da yeni %20”lik kurumlar vergisi oranı veya yeni gelir vergisi tarifesi değil eski vergi oranları uygulanacak. Yatırım indiriminden yararlanmayı tercih edenler aynı zamanda yeni ve eskiye göre indirilmiş vergi oranlarından faydalanamıyorlar.

Konuya ilişkin daha önceki yazımızda yatırım indiriminden 2006, 2007 ve 2008 yıllarındaki kazançlar ve harcamalarla sınırlı olarak faydalanabildiğinden bu yıllarda yatırım indirimi- indirilmiş vergi oranından faydalanma tercihinde bulunulurken duraksama konusu olabilecek bir konuyu gündeme getirmiştik. 2006, 2007 ve 2008 yılları için yatırım indirimi-indirilmiş vergi oranı tercihi 3 yıl için toptan mı yapılacak, her yıl kendi içinde bağımsız olarak mı değerlendirilecek? Daha açık ifade etmek gerekirse örneğin 2006 yılında bir kurum yatırım indiriminden faydalanmayı seçmekle 2007 ve 2008 yıllarında da aynı tercihi devam ettirmek zorunda kalacak mı?

Son yazımızda Bakanlığın yakın zamana kadarki yaklaşımı yapılacak tercihin 2006,2007 ve 2008 yıllarını kapsayacak şekilde bir defada yapılması ve bundan dönülememesi şeklinde olduğunu belirtmiş ve kişisel görüşümüz olarak yatırım indirimine ilişkin düzenlemenin yapıldığı 5479 sayılı yasanın ne lafzında ne de gerekçesinde yapılacak tercihin üç yılı da kapsayacak tarzda bir defada yapılmasına ilişkin bir ibare bulunmamasından hareketle tercihin her yıl bağımsız olarak yapılabileceğini belirtmiştik. Ayrıca aynı yazıda Bakanlığın yatırımcılardan gelen istekleri de dikkate alarak bu konudaki yaklaşımını yatırımcılar lehine değiştirmeye hazırlandığını da ifade etmiştik. Nitekim 7 Ağustos 2006 tarihinde yayımlanan 3 numaralı yeni Kurumlar Vergisi Kanunu Sirkülerinde yatırım indirimine ilişkin bu ve benzeri bir çok tereddütlü konuya ilişkin açıklamalar getirildi.

1-Mükellefler tercihlerini her yıl bağımsız olarak yapabilecekler

Mükellefler yatırım indiriminden yararlanıp yararlanmama tercihlerini 2006, 2007 ve 2008 yıllarının tamamı için kullanabilecekleri gibi bu yılların herhangi biri için de kullanabilecekler. Ancak burada önemli bir konu; mükelleflerin kendi istekleriyle yararlanmadıkları yatırım indirimi istisnası tutarlarının, yatırım indirimi uygulamasının tercih edildiği diğer yıllarda indirim konusu yapılmasının mümkün olmadığı. Kazanç yetersizliği nedeniyle indirimi fiilen mümkün olmayan harcama tutarları ise müteakip dönemlerde 2008 yılı sonuna kadar indirilebilecek.

2-2006 yılı kazançlarının vergilendirilmesinde 14 Ağustosa kadar tercihlerin belirlenmesi gerekiyor

2006 yılı kazançlarının vergilendirilmesinde yatırım indirimi istisnasından yararlanmak isteyenler, 2006 yılının ikinci geçici vergilendirme dönemine ilişkin beyannamenin verileceği tarihe kadar( 14 Ağustos 2006) tercihlerini belirlemeleri gerekiyor. Birinci geçici vergilendirme döneminde yatırım indiriminden yararlanmış olanların ikinci geçici vergilendirme döneminde yararlanmak istememeleri durumunda herhangi bir düzeltme işlemi yapmalarına gerek bulunmuyor.

2007 ve 2008 yıllarında ise bu tercihlerin ilk geçici vergilendirme dönemine ilişkin beyannamenin verileceği tarihe kadar belirlenmesi gerekiyor ve geçici vergilendireme döneminde yapılmış olan bu tercihten yıllık beyanname döneminde vazgeçmek mümkün bulunmuyor.

3- İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük kavramına açıklık getirildi

Gelir Vergisi Kanununun kaldırılan 19 uncu maddesi kapsamında 1/1/2006 tarihinden önce yatırıma başladığını belgeleyen mükellefler, komple ya da entegre tesisler gibi tamamlanması belli bir süreci gerektiren yatırımlar ile ilgili ve bu yatırımlarla iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edip bu tarihten sonra yapılan yatırım harcamaları için, 31/12/2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde hesaplayacakları yatırım indirimi istisnası tutarlarını; 2006, 2007 ve 2008 yıllarında elde ettikleri kazançlarından indirebiliyorlar.

İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz eden iktisadi kıymetler, bir işletmede belli bir fonksiyon etrafında birleşerek üretimde bulunan veya üretime herhangi bir aşamada bir değer kazandıracak nitelikteki bir fonksiyonu birbirini tamamlayarak yerine getiren iktisadi kıymetler topluluğu olarak tanımlanıyor.

Yatırım kapsamında ithal edilecek mallar için 1/1/2006 tarihinden önce akreditif açtırılması, yatırım büyüklüğü ile ilgili olarak altyapı hazırlıklarının tamamlanmış olması, mal ve hizmet üretim yeri olarak bina inşaatına başlanılması, yatırımların gerçekleşme durumu hakkında Organize Sanayi Bölgelerinde Bölge Yöneticiliğine, diğer bölgelerde Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerine bilgi verilmiş olması gibi haller bu tarihten önce yatırıma başlanmış olduğunu tevsik eden işlemler olarak kabul ediliyor.