Yatırım İndiriminde Tereddütlü Konular Gideriliyor
Yatırım indirimine ilişkin en son düzenleme 8 Nisan 2006 tarihinde yürürlüğe giren 5479 sayılı yasa ile yapıldı. Bu düzenleme ile yatırım indirimi uygulaması yürürlükten kaldırılırken sadece önceden yapılmış ve yapılmakta olan bir kısım harcamaların belli şartlarla yatırım indirimi istisnasından yararlanmaya devam etmeleri esası benimsendi. 5479 sayılı yasanın Geçici 69. maddesinde hangi tür yatırım harcamalarının hangi şartlarla yatırım indiriminden yararlandırılacağına ilişkin hükümler bulunuyor. Buna göre gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin; 31.12.2005 tarihi itibariyle mevcut olup, 2005 yılı kazançlarından indiremedikleri yatırım indirimi istisna tutarları ile;
a) 24.04.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 09.04.2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6. maddeleri çerçevesinde başlanılmış yatırımları için belge kapsamında 01.01.2006 tarihinden sonra yapacakları yatırımları,
b) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 19. maddesi kapsamında 01.01.2006 tarihinden önce başlanan yatırımlarla ilgili olarak, yatırımla iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edip bu tarihten sonra yapılan yatırımları, yatırım indiriminden faydalanmaya devam edecek.
Ancak 31.12.2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplanacak bu yatırım indirimi istisnası tutarları, yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (vergi oranına ilişkin hükümler dahil) çerçevesinde sadece 2006, 2007 ve 2008 yıllarına ait kazançlardan indirilebilecek.
Özetlemek gerekirse mükellefler; 01.01.2006 tarihi itibariyle kazanç yetersizliği nedeniyle 2005 yılı kazançlarından indiremedikleri tutarları ile bu tarihten sonra yapacakları bir kısım yatırım harcamalarını kazançlarından indirmeye devam edebilecekler. Ancak yapılan harcamalar nedeniyle hak kazanılan istisna tutarları sadece 2006, 2007 ve 2008 yılı kazançlarıyla sınırlı olarak indirilebilecek, daha ileriki yıllarda indirilemeyeceği gibi daha sonraki yıllarda yapılan harcamalar da dikkate alınmayacak. Yapılan düzenlemede dikkate alınması gereken bir diğer önemli husus da yatırım indiriminden faydalanılan yıllarda yeni vergi oranları değil, halen uygulanmakta olan %30’luk vergi oranının uygulanacak olması. Yani hem yatırım indirimi hem de %30’dan düşük bir oran belirlenmesi durumunda bu düşük oran aynı zamanda uygulanamayacak. Bu konuda firmalar bir tercihte bulunacaklar.
Kurumlar vergisini %30’dan %20’ye indirecek olan düzenleme Yeni Kurumlar Vergisi Kanun tasarısında yer almaktaydı. Ancak çoktan yasalaşması beklenen tasarı meclis gündeminin yoğunluğu nedeniyle bu güne kadar yasalaşmadı. Oysa gelir vergisi mükelleflerini ilgilendiren oran değişikliği 1 Ocak 2006’dan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi. Tek tarifeli yeni oranda başlangıç vergi oranı %20’den % 15’e indirildi.
Gelir vergisi mükellefleri yeni vergi oranı belirlendiği için bir tercihte bulunabildiler. Ancak kurumlar vergisi mükellefleri 2006 yılının birinci Geçici Vergilendirme döneminde henüz yeni kurumlar vergisi oranı belirlenmediğinden bir tercihte bulunmadan yatırım indiriminden yararlanmaya devam ettiler. Ya yatırım indirimi yada indirilmiş vergi oranı tercihlerinden birini seçmek durumunda olan kurumlar vergisi mükelleflerinin 2006 yılının ilk geçici vergilendirme döneminde yatırım indiriminden yararlanmış olmaları bir tercihte bulundukları anlamına gelmemelidir. Zira henüz yeni vergi oranı yasalaşmadı. Dolayısıyla ilk geçici vergilendirme döneminde yatırım indiriminden faydalanmış bulunan kurumlar gelecek günlerde yeni kurumlar vergisi oranının belirlenmesiyle birlikte 2006 yılına ilişkin 2.3. ve 4. geçici vergilendirme dönemleri için yatırım indirimsiz fakat düşük oranlı yeni vergi oranının uygulanmasını tercih edebilecekler.
Yatırım indiriminden faydalanılabilecek yıllar 2006, 2007 ve 2008 yıllarındaki kazançlar ve harcamalarla sınırlı olduğundan ve ilgili yıllarda ya yatırım indiriminde ya da indirilmiş vergi oranından faydalanılabildiğinden duraksama konusu olan bir başka konu daha gündeme geliyor: 2006, 2007 ve 2008 yılları için yatırım indirimi-indirilmiş vergi oranı tercihi 3 yıl için toptan mı yapılacak, her yıl kendi içinde bağımsız olarak mı değerlendirilecek? Daha açık ifade etmek gerekirse örneğin 2006 yılında bir kurum yatırım indiriminden faydalanmayı seçmekle 2007 ve 2008 yıllarında da aynı tercihi devam ettirmek zorunda kalacak mı?
Bakanlığın yakın zamana kadarki yaklaşımı yapılacak tercihin 2006, 2007 ve 2008 yıllarını kapsayacak şekilde bir defada yapılması ve bundan dönülememesi şeklindeydi. Yani 2006 yılında bir tercihte bulunmuş bir kurum bu tercihini 2007 veya 2008 yıllarında değiştiremeyecekti. Ancak yatırım indirimine ilişkin düzenlemenin yapıldığı 5479 sayılı yasanın ne lafzında ne de gerekçesinde yapılacak tercihin üç yılı da kapsayacak tarzda bir defada yapılmasına ilişkin bir ibare bulunmuyor. Bakanlık yatırımcılardan gelen istekleri de dikkate alarak bu konudaki yaklaşımını yatırımcılar lehine değiştirmeye hazırlanıyor. Yakın zamanda yapılacak olan bir düzenleme ile bu konudaki tereddütler giderilmiş olacak. Edindiğimiz izlenim Bakanlığın bu konuda vergi mükelleflerinin yatırım indirimi-indirilmiş vergi oranı tercihinin her yıl bağımsız olarak yapılabilmesinin önünü açacak yatırımcı lehine bir görüş bildireceği yönünde. Bu durumda yatırımcı kuruluşlar 2006,2007 ve 2008 yıllarından birinde yatırım indirimli bir tercihi seçerken diğer bir yıl indirilmiş vergi oranı tercihini seçebilecekler.