Vergi Tarifesi, Yatırım İndirimi Ve Vergi Cezalarına İlişkin Yeni Düzenlemeler

Gelir Vergisi, Amme Alacakları, Özel Tüketim Vergisi ve Vergi Usul kanunlarında değişiklik yapan 5479 sayılı yasa 8 Nisan 2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yatırım indirimi başta olmak üzere gelir vergisi tarifesi ve vergi ziyaı cezasına ilişkin yeni düzenlemeler içeren bu yasa henüz yasalaşmadan bazı tartışmaların hedefi haline gelmişti. Yasalaşma sürecinden sonra da tartışmalar devam ediyor. Tartışmaların bir kısmı getirilen düzenlemelerin yatırımcı ve ücretli aleyhine bir durum oluşturması zemininde yapılırken diğer bir kısım tartışmalar da getirilen düzenlemelerin yürürlük maddelerinin Anayasa’ya aykırılık oluşturacağı bağlamında yürütülüyor.

Gelir Vergisinde Farklı Tarife Kaldırıldı

Gelir vergisinde uygulanmakta olan iki ayrı vergi tarifesinden vazgeçilerek tek tarifeli sisteme geçildi. Bundan sonra gelir vergisine tabi gelirler;

         7.000 YTL’ye kadar                                                                         % 15

         18.000 YTL’nin 7.000 YTL’si için 1.050   YTL, fazlası                   % 20

         40.000 YTL’nin 18.000 YTL’si için 3.250 YTL, fazlası                   % 27

         40.000 YTL’den fazlasının 40.000 YTL’si için 9.190 YTL, fazlası % 35

         oranında vergilendirilecek.

Yeni tarifede ücretliler dışında gelir elde edenlerin başlangıç vergi oranı %20’den %15’e indirilirken üst dilim de %40’dan %35’e indirildi. Ücretliler açısından ise değişen bir durum olmadı. Ancak tarifedeki basamak sayısı beşten dörde indirildiği için orta ve yüksek gelir grubunda ücret geliri elde edenlerin ödeyecekleri vergilerde bir artış söz konusu olacak.

Gelir vergisi tarifesine ilişkin bu düzenlemenin 1 Ocak 2006 itibariyle yürürlüğe girecek olması Ocak-Mart dönemine ilişkin bazı ücretlilerden ilave vergi alınması sonucunu doğuruyor. Bu durumun geriye dönük vergi istenmesi anlamına geleceği ve bu nedenle Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülüyor.

Yatırım İndirimi Kaldırılıyor

Henüz Plan ve Bütçe Komisyonunda kanun teklifi olarak görüşülmekte iken yatırım indirimine ilişkin getirilecek düzenlemenin içeriğini 03.02.2006 tarihli yazımızda ayrıntılı olarak ele almış, ana esaslarını aktarmıştık. Komisyonda görüşülen metin hiçbir değişikliğe uğramadan yasalaştı. Gelir Vergisi Kanunu’nun 19. maddesinde yer alan yatırım indirimi istisnası kaldırılırken bu kanuna eklenen Geçici 67. maddeyle önceden yapılmış ve yapılmakta olan bir kısım yatırım harcamalarının belli şartlarla yatırım indiriminden yararlanmaya devam etmeleri esası benimsendi. Geçici 67. maddeyle gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin; 31.12.2005 tarihi itibariyle mevcut olup, 2005 yılı kazançlarından indiremedikleri yatırım indirimi istisnası tutarları ile;

         a) 24.04.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 09.04.2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6. maddeleri çerçevesinde başlanılmış yatırımları için belge kapsamında 01.01.2006 tarihinden sonra yapacakları yatırımları,

         b) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 19. maddesi kapsamında 01.01.2006 tarihinden önce başlanan yatırımlarla ilgili olarak, yatırımla iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edip bu tarihten sonra yapılan yatırımları, yatırım indiriminden faydalanmaya devam edecek.

         Ancak 31.12.2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplanacak bu yatırım indirimi istisnası tutarları, yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (vergi oranına ilişkin hükümler dahil) çerçevesinde sadece 2006, 2007 ve 2008 yıllarına ait kazançlardan indirilebilecek.

Bu durumda yatırım yapan firmalar 01.01.2006 tarihi itibariyle kazanç yetersizliği nedeniyle 2005 yılı kazançlarından indiremedikleri tutarları ile bu tarihten sonra yapacakları bir kısım yatırım harcamalarını kazançlarından indirmeye devam edebilecekler. Ancak yapılan harcamalar nedeniyle hak kazanılan istisna tutarları sadece 2006, 2007 ve 2008 yılı kazançlarıyla sınırlı olarak indirilebilecek, daha ileriki yıllarda indirilemeyeceği gibi daha sonraki yıllarda yapılan harcamalar da dikkate alınmayacak. Ayrıca yatırım indiriminden faydalanıldığı 2006, 2007 ve 2008 yıllarında eski %30’luk vergi oranı uygulanmaya devam edecek. Yatırım indiriminin uygulandığı yıllarda yararlanılacak istisna tutarı elde edilen kazancı karşılıyorsa zaten hangi oranın uygulandığı önemli olmayacak. Ancak bu yıllarda elde edilecek kazancın büyük bir çoğunluğunu karşılayacak yatırım indirimi istisnası bulunmazsa; yatırım indiriminden hiç faydalanmayan ve %20”lik oranda kurumlar vergisi(henüz yasalaşmadı) ödeyecek olan yatırımcılara kıyasla, daha fazla vergi ödenmek durumunda kalınabilir. Bu nedenle firmaların 3 yıllık hedeflerini ve bütçelerini sağlam verilerle yapıp aleyhte bir vergisel durumla karşılaşmamaları gerekiyor.

Yatırım indirimine ilişkin bu düzenlemenin; kazanılmış yatırım indirimi haklarını 3 yılla sınırlandırıyor olması, 2006 yılının Ocak-Mart döneminde yapılan harcamaları (yürürlük maddesi 1 Ocak 2006 olduğu için) dikkate almaması, eskiden gelen yatırım indirimi haklarını kullananların eski vergi oranlarına tabi olacak olması sıkça tartışılan ve Anayasa’ya aykırı bulunan noktaları. Ancak Bakanlık bu konuda olayı şöyle değerlendiriyor: “Ben vergi oranlarını indiriyorum. Bu arada yatırım indirimi gibi istisnaları da kaldırıyorum. Belli süreyle sınırlı olarak yapılan/yapılacak yatırım harcamalarını da istisna olarak dikkate aldırayım. Ancak hem indirilmiş oran hem de yatırım indirimi istisnasından faydalandırılmasına izin veremem. Yıl sınırı konulmazsa da hiçbir zaman yeni düzenlemeye tam olarak geçilemez”.

Vergi Ziyaı Cezası Belirlendi

04.11.2005 tarihli yazımızda Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen vergi ziyaı cezasının hesaplanış biçiminin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilişini yazı konusu yapmıştık. Bu yazımızda da belirttiğimiz gibi iptal kararının, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girecek olması nedeniyle; 6 aylık sürenin sonuna kadar düzenleme yapılabileceğini, bu süre sonuna kadar bir düzenleme yapılmazsa vergi cezası kesilemeyeceğini, aksi durumda herhangi bir hukuki boşluk doğmayacağını yazmıştık. İptal kararı sonrası yeni düzenleme 6 aylık süre dolmadan yapıldı. Vergi ziyaı suçu işleyenlere bundan böyle ziya uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilecek. Yapılan düzenlemede 01.01.2006 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak bu tarihten sonra ortaya çıkan ve vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren fiiller için de ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği hükmüne yer veriliyor. Düzenlemenin bu kısmı kanunların geriye yürümezliği ilkesiyle çeliştiği gerekçesiyle Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülüyor. Ancak bu durumda da Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının 6 ay sonra yürürlüğe girmesinin hukuki bir mantığı ortadan kalkmış olacağından iptal kararının hemen yürürlüğe girmesi ile 6 ay sonrasında yürürlüğe girmesi arasında nasıl bir fark olduğunun da izah edilmesi gerekir. Anayasa Mahkemesi kararlarındaki 6 aylık süre içerisinde yeni bir düzenleme yapıldığına göre eski dönemlere ilişkin hiçbir şekilde ceza kesilemeyeceğini iddia etmek bu tür iptal kararlarının niçin hemen değil de belli bir süre sonra yürürlüğe girmek üzere verildiğini göz ardı etmek anlamına gelir.