Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Kazanç Aktarımı
Küreselleşmenin getirdiği bir kısım olanakların kullanılarak vergi gelirlerinin aşındırılması çok uluslu şirketler için eskisinden daha kolay hale geldi. Vergi oranlarının yüksekliği çok uluslu şirketler dışındaki yerel şirketleri de çoğu zaman vergi gelirlerinin aşındırılması yöntemleri uygulamaya ittiği bilinen bir gerçek. Vergi gelirlerini aşındırma yöntemleri kullanılarak bir kısım vergiye tabi gelirler vergisiz olarak şirket ortaklarına veya düşük vergi oranlı ülkelere aktarılabiliyor. Bu yöntemlerden en yaygın kullanılanlarından birisi de örtülü kazanç dağıtımı.
Yeni kurumlar vergisi yasasıyla vergi oranları düşürülürken diğer yandan vergi matrahlarının korunmasına yönelik olarak yeni düzenlemeler de yapıldı. Bütün mükellefleri yakından ilgilendirecek olan düzenlemelerin en önemlilerinden birisi de örtülü kazanç dağıtımını zorlaştırmak amacıyla getirilen transfer fiyatlamasına ilişkin düzenlemeler.
Kısaca ilişkili kişiler arasında gerçekleşen mal ve hizmet alımında uygulanacak fiyatın nasıl belirlenmesi gerektiğini ele alan düzenleme bu işlemlere uygulanacak fiyatın emsaline uygunluk ilkesinden hareketle belirlenmesini öngörüyor. Eski kurumlar vergisi kanununda transfer fiyatlandırmasına paralel düzenleme örtülü kazanç maddesinde yer almaktaydı. Ancak kanun maddesinde yer alan kavram ve terimlerin net tanımlanmamış olması nedeniyle belki de vergi mükellefleri ile vergi idaresi arasında en büyük ihtilaf noktalarını oluşturmuştu. Yeni yasa da kavram ve kriterler net olarak tanımlanırken ihtilaf konusu olabilecek noktalar önemli ölçüde gideriliyor. Bu yeni düzenlemelerin 01.01.2006 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi ile birlikte uluslararası vergi uygulamalarında yer alan ve başta Avrupa ülkeleri ve A.B.D.’de 1995 yılından beri uygulanmakta bir vergileme modeli bizde de uygulanır hale gelmiş oldu.
Yeni Kanunun Getirdiği Yenilikler
Yeni yasa özetle; kurumlar vergisi mükelleflerinin ilişkili kişilerle emsaline uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen fiyat üzerinden mal veya hizmet alım veya satımında bulunmasını transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı saymakta. Yeni düzenlemede:
– Örtülü Kazanç dağıtılabilecek kişiler “ilişkili kişiler” olarak belirleniyor ve “ilişkili kişi” tanımı yapılıyor.
– Kurumlar Vergisi Kanunu’nun alım, satım, imalat, inşaat, hizmet, kiralama, ödünç para verme, ücret ve benzeri ödeme ifadeleri yerine “mal veya hizmet işlemleri” ifadesi kullanılarak daha özet olarak ve ancak daha kapsamlı bir tanımlama yapılıyor.
– Transfer fiyatı tespitinde “emsallere uygunluk ilkesi” tanımlanarak önemli bir belirsizlik alanı gideriliyor. Eski kanunda “emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük fiyat” uygulanması ifadesi yer almakla beraber emsalin nasıl tespit edileceği belirsizdi.
– İlişkili kişilerle yapılacak işlemlerde uygulanacak fiyatın tespitinde esas alınacak yöntemi belirlemede Maliye Bakanlığı ile anlaşma imkanı sağlandı.
– İlişkili kişiler tanımlamasına “Zararlı Vergi Rekabeti” ‘ne yol açtığı kabul edilen ülkelerde veya bölgelerde bulunan kişilerle yapılan işlemler de dahil ediliyor.
– Transfer fiyatlandırması yoluyla bir kazancın kısmen veya tamamen dağıtılmış olduğu tespit edilirse bu kazanç şartlarının gerçekleştiği hesap dönemi sonu itibariyle elde edilmiş kar payı sayılıyor.
İlişkili Kişilerin Kapsamı
Yeni Kurumlar Vergisi yasasında yer alan düzenlemede:
– Kurumların kendi ortakları,
– Kurum ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzel kişiler,
– Kurum ortaklarının idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişiler,
– Kurum ortaklarının eşleri,
– Kurum ortaklarının veya eşlerinin üst soyları (usul) ve alt soyları (füruu),
– Üçüncü derece dahil kan ve sıhri akrabalar
ilişkili kişiler olarak tanımlanıyor.
Emsallere Uygunluk İlkesi
Emsallere uygunluk ilkesi, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade ediyor. Emsallere uygunluk ilkesi doğrultusunda tespit edilen fiyat veya bedellere ilişkin hesaplamalara ait kayıt, cetvel ve belgelerin ispat edici kâğıtlar olarak saklanması zorunlu.
Kurumlar, ilişkili kişilerle ilişkilerinde emsallerine uygunluk ilkesi aykırı olarak fiyat veya bedel belirlemeleri durumunda bu teslim ve hizmetten doğan kazanç kısmen veya tamamen transfer fiyatlaması yoluyla dağıtılmış sayılıyor.
Transfer Fiyatı Belirleme Yöntemleri
Kurumlar, ilişkili kişilerle yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, aşağıdaki yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit etmek durumundalar. Bu yöntemler kullanılarak fiyatın belirlenmesi durumunda vergisel bir problem söz konusu olmayacak.
a) Karşılaştırılabilir fiyat yöntemi: Bir mükellefin uygulayacağı emsallere uygun satış fiyatının, karşılaştırılabilir mal veya hizmet alım ya da satımında bulunan ve aralarında herhangi bir şekilde ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilerin birbirleriyle yaptıkları işlemlerde uygulayacağı piyasa fiyatı ile karşılaştırılarak tespit edilmesini ifade eder.
b) Maliyet artı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın, ilgili mal veya hizmet maliyetlerinin makul bir brüt kâr oranı kadar artırılması suretiyle hesaplanmasını ifade eder.
c) Yeniden satış fiyatı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın, işlem konusu mal veya hizmetlerin aralarında herhangi bir şekilde ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilere yeniden satılması halinde uygulanacak fiyattan, makul bir brüt satış kârı düşülerek hesaplanmasını ifade eder.
Emsallere uygun fiyata yukarıdaki yöntemlerden herhangi birisi ile ulaşma olanağı yoksa mükellef, işlemlerin mahiyetine uygun olarak kendi belirleyeceği diğer yöntemleri kullanabilir.
İlişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanacak fiyat veya bedelin tespitine ilişkin yöntemler, mükellefin talebi üzerine Maliye Bakanlığı ile anlaşılarak belirlenebilir. Bu şekilde belirlenen yöntem, üç yılı aşmamak üzere anlaşmada tespit edilen süre ve şartlar dahilinde kesinlik taşır. “Örtülü Kazanç Dağıtımı” kavramı yeni düzenlemeler sayesinde daha somut, tanımlanabilir hale getirilerek önemli bir ihtilaf alanı ve belirsizlik ortadan kaldırıldı. Transfer fiyatlaması ile ilgili usuller Bakanlar Kurulunca belirlenecek. Bakanlar kurulunca yapılacak belirleme sonrasında uygulamada yaşanacak bir kısım tereddütler de kendiliğinden giderilmiş olacak. Yapılan bu düzenlemeler sonrasında özellikle grup şirketlerinin kendi aralarında yaptıkları işlemler daha fazla dikkat çekecek ve yakından izlenecek. Bu nedenle grup şirketleri arasında yapılacak her işlemin örtülü kazanç dağıtımı yönüyle tartılması gerekiyor.