Temettü İkramiyelerinin Vergisel Boyutu

Şirketlerin istihdam ettikleri personellerinin performanslarını artırmaya yönelik olarak kapanan hesap dönemi karından belli bir tutarı temettü ikramiyesi olarak vermeleri yaygın bir uygulama. Personelin bir kısmına veya tamamına verilen temettü ikramiyesinin bir ücret ödemesi olduğu ve Gelir  Vergisi  Kanunu’nun 61. maddesi hükmüne göre ücret olarak değerlendirileceği hususu tartışmasız. Yine aynı şekilde bu ödemelerin diğer ücret ödemelerinde olduğu gibi gelir vergisi stopajına tabi olduğu konusunda da bir tartışma bulunmamakta.

Çalışanlara verilen temettü ikramiyesinin hangi ölçüler baz  alınarak verileceği şirket genel kurul kararı veya şirket ana sözleşmesinde hüküm altına alınabilir. Şirket genel kurul kararı veya esas sözleşme gereğince personele verilen temettü ikramiyesinin hangi dönemin gideri olarak dikkate alınacağı ve yapılan bu ödeme nedeniyle gelir vergisi stopajının ne zaman beyan edileceği hususları tartışmalıdır.

Hemen belirtelim ki, şirketlerin yönetim kurulu başkan ve üyelerine verilen temettü ikramiyeleri Gelir Vergisi Kanunu’nun 75. maddesinin 3 numaralı bendine göre menkul sermaye iradı sayılmakta ve kurum kazançlarından düşülmemekte. Dolayısıyla yönetim kurulu üyelerine verilen temettü ikramiyeleri şirket çalışanlarına verilen temettü ikramiyelerinden tamamen farklı vergileme rejimine tabi bulunuyor.

Temettü İkramiyesi Hangi Yılın Kazancından İndirilecek?

Şirketlerin kar dağıtımına anonim şirketlerde genel kurul, limited şirketlerde ortaklar genel kurulu karar verir. Uygulamada yönetim kurulu, çalışanlara kardan pay verilmesini genel kurula tavsiye eder ve genel kurul yönetim kurulunun tavsiyesi doğrultusunda karar alır. Kar dağıtımının hangi tarihte yapılacağını genel kurul bizzat belirleyebileceği gibi yönetim kuruluna da kar dağıtım tarihini belirleme yetkisi verebilir. Limited şirketlerde ise şirket müdürleri kar dağıtımı konusunda teklifte bulunur. Bu süreçlerden sonra dağıtımına karar verilen ve dağıtan kar payları hangi vergilendirme döneminde gider olarak dikkate alınacak?

Maliye Bakanlığı bir dönem verdiği özelgelerde ikramiyelerin kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği sürenin sonuna kadar yetkili organlar tarafından dağıtım kararı alınarak nakden veya hesaben ödenmesi koşuluyla temettünün ayrıldığı yıl kazancından indirilebileceği yönünde görüş bildirmişti. Daha sonra bakanlık görüşünü değiştirerek çeşitli yargı kararlarındaki “temettü ikramiyesinin dağıtımına karar verilmiş olmasının gider yazılması için yeterli olduğu” görüşüne uygun görüşler verdi. Böylece temettü ikramiyelerinin dağıtımına kurumlar vergisi beyannamesi verilme süresine kadar karar verilmiş olması koşuluyla nakden veya hesaben dağıtım daha sonraki tarihlerde yapılmış  olsa bile dağıtılan yılın kazancından gider olarak indirilebilmesi mümkün hale geldi. Bu durumda bir şirket 2004 yılı kazancından çalışanlara temettü dağıtımına 2005 yılı Nisan ayı sonuna kadar karar vermiş olmak koşuluyla dağıtacağı temettüleri 2004 yılı kazancından indirim konusu yapabilecek. Bu şirketin kar dağıtım kararını 2005 Nisan ayı sonundan sonraki bir tarihte alması durumunda dağılacak temettü tutarları 2005 yılı kazancından indirilebilecek.

Dağıtılmasına karar verilen temettü ikramiyelerinin kapanan hesap dönemiyle ilişkilendirilmesi gerektiği durumda, temettü ikramiyesi dağıtımına şirketin kapanış kayıtlarının yapılmasından sonra karar verildiğinden ikramiye tutarları kurumlar vergisi beyannamesinde indirim olarak dikkate alınmak suretiyle ilgili yıl kazancından indirim konusu yapılabilecek.

Temettü İkramiyelerinden Ne Zaman Stopaj Yapılacak?

Gelir Vergisi Kanunu’nun 96. maddesine göre, stopaja tabi kazanç ve iratları nakden veya hesaben ödeyenlerin stopaj yapma yükümlülüğü bulunmakta. Nakden ödeme kavramından ne anlaşılması gerektiği açık olmakla birlikte hesaben ödeme kavramından ne anlaşılması gerektiği yeterince açık değil. Kanunun 96. maddesinde hesaben ödeme kavramı, stopaja tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlem olarak tanımlanmış. Bu tanımlamadan istihkak sahibinin alacağının istenebilir safhaya gelmesi durumunda stopaj yükümlülüğünün doğduğu sonucu çıkarılabilir. Temettü dağıtımında hangi safhada çalışanlar şirketten temettü alacaklarını isteyebilir duruma gelmekte?

 Genel kurulun temettü dağıtım tarihini belirlemesi durumunda genel kurulun belirlediği bu tarihte; dağıtım tarihini belirleme yetkisinin yönetim kuruluna bırakıldığı durumlarda yönetim kurulunun belirleyeceği tarihte çalışanlar tarafından talep edilebilir hale geldiğini kabul etmek doğru bir yaklaşım olacaktır. Nitekim Bakanlığın genel yaklaşımı da bu yönde. Bu durumda sadece temettü dağıtımına (tarih belirlemeksizin) karar verilmiş olması ve bu nedenle ikramiyelerin gider yazılması stopaj yükümlülüğünü doğurmayacaktır. Stopaj yükümlülüğü belirlenen temettü dağıtım tarihi itibariyle doğacak ve bir sonraki ayın 20. günü akşamına kadar beyan edilip 26. günü akşamına kadar ödenecektir.

Örneğin bir şirketin 2004 yılı kazancından çalışanlarına temettü dağıtmaya karar vererek 20 Nisan 2005 tarihinde yaptığı genel kurulda temettü dağıtım kararı aldığını, dağıtım tarihini belirleme yetkisini şirket yönetim kuruluna bıraktığını ve yönetim kurulunun kar dağıtımına 12 Haziran 2005 tarihinde başlama kararı aldığını varsayalım.

Şirket 2004 yılı kazancından dağıtmaya karar verdiği temettü tutarını 2004 yılı kurum kazancından indirim konusu yapabilecek (beyanname üzerinde indirim konusu yapacak), temettü dağıtımına bağlı stopajı Temmuz 2005 tarihinin 20. günü akşamına kadar beyan edilip 26. günü akşamına kadar ödenebilecek.

Şirketin kar dağıtım kararını 30 Nisan 2005 tarihinden sonra alması durumunda ise dağıtılacak temettü tutarı 2005 yılı kazançlarından indirim konusu yapılabilecek.