Tahsilat Ve Ödemelerin Bankacılık Sisteminden Geçirilmesi Zorunluluğu

Kayıt dışı ekonominin büyüklüğü adil bir vergileme sisteminin önünde en önemli engellerden biri olarak güncelliğini koruyor. Bir taraftan vergi oranlarının yüksekliği, diğer taraftan haksız rekabet koşullarının oluşması vergi mükelleflerini kayıt dışılığa zorlamakta. Oysa adil ve makul vergileme oranlarına gelinirken mevcut vergi oranının düşmesinden oluşacak gelir kaybını telafi edecek tarzda kayıt dışılığın kayıt altına alınması, vergi oranlarında yapılacak indirimin gelirler üzerindeki negatif etkisinin dengelenmesi gerekiyor. Kayıt dışılıkla mücadele konusunda son zamanlarda Maliye Bakanlığı biraz da agresif sayılabilecek tutum içerisine girmiş durumda. Bu konudaki en önemli düzenleme kuşkusuz belli tutarı aşan ödeme ve tahsilatların bankalar ve özel finans kuruluşları aracılığıyla yapılması uygulaması. Akaryakıt pompalarına ödeme kaydedici cihaz bağlanması, mali sistem kayıtlarından hareketle yaygın ve yoğun vergi incelemeleri kayıt dışılıkla mücadelenin diğer yöntemleri. İlerleyen zamanda daha yeni yöntem ve uygulamaların da gündeme geleceği ifade ediliyor.

Vergi Usul Kanununun mükerrer 257. maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile Bakanlığa, mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka veya benzeri finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme yetkisi verilmiş bulunuyor. Bakanlık bu yetkiye dayanılarak tahsilat ve ödemelerin banka veya özel finans kurumlarınca düzenlenecek belgelerle tevsikine ilişkin olarak 320, 323, 324 ve 332 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ve 1 numaralı Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile düzenlemeler yapmış durumda. Ticari işlemler ve finansal hareketlerin taraflarının izlenmesi ve vergiyi doğuran olayların mali kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilebilmesine yönelik bu düzenlemelere uyulmamasının ciddi yaptırımları bulunuyor.

Tevsik Zorunluluğunun Kapsamı

Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnafın kendi aralarında yapacakları ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden (Türkiye’de mukim olmayan yabancılar hariç)  yapacakları 8.000.YTürk Lirasını aşan tahsilat ve ödemelerinin banka, özel finans kurumları veya PTT aracı kılınarak yapılması ve bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri ile tevsiki zorunlu. Tespit edilen tutarın altında kalan tahsilat veya ödemelerin banka veya özel finans kurumları aracılığıyla yapılması ise ihtiyari.

Maliye Bakanlığı başlangıçta sadece mal ve hizmet bedeli olarak yapılan tahsilat ve ödemeleri kapsama dahil etmişken daha sonra 8.000 YTL tutarını aşan ve mal ve hizmet bedeli dışında işletmelerin kendi ortakları ve diğer gerçek ve tüzel kişilerle olan, herhangi bir ticari içeriği olmayan nakit hareketlerini de kapsama dahil etti.

Tespit edilen tutarı aşan avans, depozito, pey akçesi gibi ödemeler de kapsama dahil bulunuyor.

Tespit edilen tutarın üzerinde kalan işlemlerin tevsik zorunluluğundan kaçınmak amacıyla parçalara ayrılması kabul edilmezken, aynı günde aynı kişi veya kurumlarla yapılan işlemler tek bir ödeme veya tahsilat kabul ediliyor.

Bakanlık mal ve hizmet bedelinin belirlenen tutarı aşması durumunda ödemeler ve tahsilatlar farklı tarihlerde yapılmış ve her bir ödeme ve tahsilat tutarı belirlenen limitin altında kalmış olsa dahi fatura ve benzeri belgeye bağlanan mal ve hizmet bedelinin bu tutarı aşması nedeniyle tüm bu tahsilat ve ödemelerin banka, özel finans kuruluşları veya PTT aracı kılınarak yapılması gerektiği görüşünde. Örneğin bir şirketin 25.000 YTL tutarındaki bir malı satması ve fatura düzenlemesi durumunda malın bedeli 5 eşit taksitte ödenecek olsa bile fatura bedeli belirlenen tutarı aştığından taksit tutarlarını banka, özel finans kuruluşları veya PTT aracılığıyla tahsil etmesi gerekiyor.

Bankalar, özel finans kuruluşları veya PTT aracı kılınmak suretiyle havale, çek, kredi kartı ve bu kurumlar aracılığıyla tahsil edilen senetler gibi bankacılık araçları kullanılarak yapılan ödeme ve tahsilatlar, karşılığında dekont veya hesap bildirim cetvelleri düzenlendiğinden tevsik edilmiş sayılacak. Internet şubeleri üzerinden yapılan işlemler de aynı kapsamda değerlendirilecek.

Banka sistemi içerisinde kalmak koşuluyla tahsilat ve ödemelerin müşterinin kendi çeki ya da ciro ettiği bir çek ya da beyaz ciro ile teslim ettiği bir çek ile ödemesi mümkün. Ancak bu gibi durumlarda dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunuyor.

Mal veya hizmet karşılığı alınan çekin tam ciro yapılması halinde çekin arkasında isim, unvan, vergi kimlik numarası ve adresinin yazılı olması gerekiyor. Hamiline düzenlenen çekler de bu şekilde ciro edilecek.

Mal ve hizmet bedelinin beyaz ciro ile tahsil edilmesi durumunda tahsil edenlerin bu çekler için “çek alım bordrosu” düzenlemeleri gerekiyor. Bu bordroda çeki düzenleyen ya da çeki devredenin adı, soyadı, vergi kimlik numarası ile imza ve kaşesi bulunmalı.

Çek alım bordrosu düzenlenen bu çeklerin beyaz ciro ile devredildiği durumda ise “çek teslim bordrosu” düzenlenecek, bu bordroda kendisine ciro yapılanın adı, soyadı, vergi kimlik numarası ile imza ve kaşesi bulunacak.

Tevsiki Zorunlu Olmayan Tahsilat ve Ödemeler

 Tevsik zorunluluğu kapsamına giren kişiler ve nihai tüketicilerin;

-genel ve katma bütçeli idarelerinde,

-döner sermaye işletmelerinde,

-sermaye piyasası aracı kurumlarında,

-yetkili döviz müesseselerinde,

-noterlerde,

-tapu idarelerinde,

 yapacakları ödeme veya tahsilat işlemleri kapsamın dışında.

Ayrıca; 

-genel ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların teşkil ettikleri birlikler,

-kanunla kurulan diğer kamu kurum ve kuruluşları,

-kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile bunlara tabi olan veya bunlar tarafından kurulan ve işletilen müesseseler,

-döner sermaye kuruluşları ile bunlara tabi müesseseler,

tarafından yapılan ihale işlemlerine ilişkin yatırılması gereken teminat tutarlarının banka, özel finans kuruluşları veya PTT aracı kılınarak yapılması zorunluluğu bulunmamakta.

Cezai Yaptırım

Belirtilen tutarı aşan tahsilat ve ödemelerin banka, özel finans kuruluşları veya PTT aracılığıyla tevsik edilmesine uymayan mükellefler için başlangıçta sadece özel usulsüzlük cezası uygulanması öngörülmüştü.

Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 355. maddesine 5228 sayılı kanun ile eklenen bir fıkra ile müeyyide 31.07.2004 tarihinden itibaren artırılmış bulunuyor. Yeni durumda tevsik zorunluluğuna uymayan mükelleflerin her birine, her bir işlem için maddede yazılı özel usulsüzlük cezasından az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5’i oranında ceza kesilecek. Kuşkusuz uygulanacak cezalar oldukça ağır nitelikte. Öyle ki yıl içerisinde yaptığı işlemlerde toplam 2.000.000 YTL’lık tahsilat ve ödemeyi bu kuruluşlardan geçirmesi gerektiği halde geçirmeyen bir mükellefe 100.000 YTL ceza kesilebilecek. Bu nedenle mükelleflerin çok ağır müeyyidelerle karşılaşmamaları için para hareketlerini çok yakından takip etmeleri ve bu konuda titiz davranmaları gerekmekte.