Niyet Mektubunda Yer Alan Vergi Taahhütleri

Uluslararası Para Fonu(IMF) ile mevcut Stand-By Düzenlemesi”nin 3. ve 4. Gözden geçirmeleri kapsamında yürütülen görüşmeler sonucu hazırlanan niyet mektubu 7 Haziran 2006 tarihi itibariyle imzalanarak IMF”ye iletildi. IMF”ye verilen niyet mektubunda yürütülen programa ilişkin değerlendirmeler ve ileriye yönelik yapılacaklar ayrı başlıklar halinde ayrıntılı olarak yer alıyor.

Maliye politikaları başlığı altında sağlık harcamalarının kontrol altına alınması amacıyla ek tedbirlerin alındığı, Toprak Mahsulleri Ofisi”nin faaliyetlerini mevcut bütçe olanakları dışına çıkmadan yapması için gereken tedbirlerin alındığı ve sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılacak harcamalara bir üst sınır getirildiği belirtilerek Yapısal Kamu Maliyesi Reformları başlığı altında da vergi sistemine ilişkin ileriye yönelik yapılması planlanan değişiklikler yer alıyor. Bu başlık altında vergi reformunun kilit öneme sahip olduğu belirtilerek amacın vergi yapısının basitleştirmek, vergi tabanını genişletmek ve vergi kayıp ve kaçağını azaltmak olduğu belirtiliyor. Bu çerçevede vergiye ilişkin yapılması planlanan değişiklikler ana başlıklar itibariyle şöyle:

1-Gayrimenkul Değer Artış Kazançlarının Kapsamı Genişletiliyor

Gayrimenkul değer artış kazançlarına ilişkin elde tutma süresi uzatılıyor. Mevcut gelir vergisi kanununda ivazsız olarak iktisap edilenler hariç olmak üzere iktisap edilen gayrimenkul ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak dört yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancı olarak vergilendiriliyor. Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkuller de tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış kabul ediliyor. Dolayısıyla mevcut düzenlemeye göre gayrimenkul ve hakların dört yıldan fazla elde tutulmasından sonra satılması halinde herhangi bir vergileme sözkonusu değil. Ancak Eylül 2006 sonuna kadar TBMM”ye sunulması planlanan değişiklikte dört yıllık sürenin uzatılması planlanıyor. Uzatılan sürenin kaç yıl olacağı henüz netleşmiş değil ancak artırılan her süre gayrimenkul sahipleri için vergilendirilme riski taşıyacak. Örneğin dört yıllık bu süre sekiz yıl olarak belirlenirse yedi yıl önce alınmış bir gayrimenkulün satışından doğan değer artışının vergilendirilmesi gerekecek.

2-Serbest Meslek Kazançlarında İstisna Daraltılıyor

Gelir Vergisi Kanunu”nun 18. maddesine göre; Müellif, mütercim, heykeltıraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisinden müstesna.

Bu kazançlar arızi olarak elde edilmesi durumunda da istisna uygulanıyor. Ancak IMF”ye verilen niyet mektubunda istisnanın daraltılması taahhüt ediliyor. Mevcut düzenlemede bu tür kazançlar gelir vergisinden istisna olmakla birlikte %17 oranında stopaja tabi bulunduğundan zaten bu oranda bir vergilemeye tabi bulunuyor. Dolayısıyla istisna daraltılsa dahi buradan kayda değer bir gelir artışı beklenemez.

3- Yeni Vergi Güvenlik Müesseseleri Getiriliyor

Vergide kayıp ve kaçağın önlenmesine yönelik yeni vergi güvenlik müesseseleri getirilerek vergi tabanının genişletilmesi taahhüt ediliyor. Bu başlıkta somut bir belirleme bulunmuyor. Ancak ödemelerin bankalardan geçirilmesi uygulamasının daha etkin olarak kontrol edilmesi akla gelen ilk uygulamaların başında geliyor. Vergi tabanının genişletilmesi kapsamında ayrıca mevcut özel gider indirimi(vergi iadesi) sisteminin reforma tabi tutulması da planlanıyor. Yakın zamanda vergi iade sistemi tamamen uygulamadan kaldırılabilir.

4- Yeni Teşvik ve Vergi İndirimi Olmayacak

IMF”ye verilen niyet mektubunda Vergi tabanının genişletilmesi ve çarpıklıkların azaltılmasına yönelik genel hedefi desteklemek üzere, yeni bir defaya mahsus teşvikler ve sektörel bazda vergi indirimi uygulanmayacağı, ileriye yönelik olarak da, KDV’nin yapısını zayıflatacak ilave herhangi bir vergi oranı indirimi veya muafiyeti getirilmeyeceği taahhüt ediliyor. Dolayısıyla gerek gelir vergisi gerekse KDV”de sektörel veya genel oranda bir vergi indirimi beklenmemeli. Bir taahhüt niteliğinde olmamakla birlikte ipotekli konut finansmanı kredilerinin faiz ödemelerinin matrahtan indirilmesine de sıcak bakılmıyor.

Niyet mektubunda belirtilen bu hedefler yapısal performans kriteri niteliğinde. Bu yapısal değişikliklere ilişkin kanunun Aralık 2006 tarihine kadar yasalaşması bekleniyor.

IMF”yle yapılan görüşmelerde gündeme gelen bir diğer hususta KDV iade sistemi. Sistemin yeniden gözden geçirilmesi hedefleniyor. Ayrıca haksız KDV iadesi alınmasının önüne geçmek için KDV iadesi alan firmaların daha sık denetlenmesi gündemde. Önümüzdeki dönemde ihracatçı firmaların yoğun bir vergi denetimine tabi tutulması sürpriz olmamalı.