Finansal Araçların Vergilendirilmesinde Yeni Uygulama Esasları
Gelir Vergisi Kanununa 5281 sayılı Kanunla eklenen Geçici 67. madde ile menkul sermaye iratları ile menkul kıymetlerden elde edilen kazanç ve iratların vergilendirilmesinde yeni düzenlemeler yapılmış, bu kazanç ve iratlar için 01.01.2006 tarihinden itibaren yeni bir vergileme rejimine geçilmişti.
Bankalar ve aracı kurumlar tarafından tutulacak kayıtlara göre bu kurumlar tarafından tevkifat yapılması,
Döviz ve Türk Lirası cinsinden olanlar dışında bütün finansal araçlar açısından vergilemede harmonizasyon sağlaması,
Çeşitli finansal araçlardan elde edilen gelirlerin aynı düzeyde kaynakta vergilenmesi,
Ticari faaliyetlere dahil olmayan bu gelirler için kaynakta yapılan bu vergilemenin nihai vergileme olması, yeni vergileme rejiminin belirgin özellikleri olarak karşımıza çıkmıştı.
Maliye Bakanlığı uygulamadaki aksamaların önüne geçmek ve madde metninde yer almayan hususları açıklamak üzere bu konuya ilişkin Tebliğ bazında açıklama yapma hazırlığında. 256 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği olarak yayımlanması düşünülen taslak metinde finansal araçların vergilendirilmesine ilişkin kapsamlı bir açıklama yer alıyor. Madde metninde bulunmayan birçok yeni hususun da yer aldığı bu çalışmada öne çıkan bazı konular bulunuyor.
Bankalar ve aracı kurumların tevkifat yapma sorumluluğunun sadece aracılık ettikleri kazançlarla sınırlı olduğu, tevkifat sorumluluğunun kendi portföylerinde bulunan menkul kıymetler veya diğer sermaye piyasası araçlarından elde ettikleri kazançları kapsamadığı hususuna açıklık getiriliyor.
Tevkifat matrahının tespitine ilişkin yapılan açıklamada alış ve satış işlemleri sırasında ödenen komisyonlar ile banka ve sigorta muameleleri vergisinin tevkifat matrahından indirileceği, bunlar dışında başkaca bir giderin matrahtan indirilemeyeceği belirtiliyor.
Aynı menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracından değişik tarihlerde alım satım yapıldığında ilk giren ilk çıkar yöntemine göre kazancın belirlenmesi sırasında teminat gösterilen veya ödünç işlemine konu olan menkul kıymet veya sermaye piyasası araçlarının da dikkate alınacağı belirtiliyor.
Açığa satış işlemlerinde elden çıkarma tarihinden sonra yapılan ilk alım işlemi baz alınarak tevkifat yapılacak tutarın belirleneceği ifade ediliyor.
Tebliğ çalışmasında bedelli veya bedelsiz sermaye artırımları durumlarında hisse senetlerinin alış tarihi ve alış bedellerinin nasıl tespit edileceğine ilişkin açıklamalar da bulunuyor.
Sermaye ve kar yedeklerinin sermayeye eklenmesi dolayısıyla sahip olunan hisse senetlerinin alış tarihi olarak daha önceden sahip olunan hisse senetlerinin alış tarihi esas alınacak.
Bedelli sermaye artırımı sebebiyle rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle itibari değerleri ödenerek sahip olunan hisse senetleri yönünden de alış tarihi olarak, sahip olunan eski hisse senetlerinin alış tarihi esas alınacak.
Şirketlerin sermaye yedekleri ile sermaye artırımında bulunmaları halinde, bu işlem sonrasında gerek önceden sahip olunan gerekse sermaye artırımı dolayısıyla alınan hisse senetlerinin alış bedeli, daha önce sahip olunan hisse senetlerinin alış bedelinin, sermaye artırımı sonrasında sahip olunan toplam hisse senedi sayısına bölünmesi suretiyle tespit edilecek. Kar yedekleri kullanılmak suretiyle sermaye artırımında bulunulması halinde, bu işlem dolayısıyla sahip olunan hisse senetlerinin alış bedeli, daha önce sahip olunan hisse senetlerinin alış bedeli ile yeni alınan hisse senetlerinin itibari değerleri toplamının sermaye artırımı sonrasında sahip olunan toplam hisse senedi sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanacak.
Hisse senedi sahipleri tarafından rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle itibari değerleri ödenerek sahip olunan hisse senetleri yönünden de alış bedeli, daha önce sahip olunan hisse senetlerinin alış bedeli ile yeni alınan hisse senetleri için ödenen bedelin toplamının sermaye artırımı sonrasında sahip olunan toplam hisse senedi sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanacak.
Geçici 67.maddede üç aylık dönem içerisinde aynı türden menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı ile ilgili olarak birden fazla alım satım işlemi yapılması halinde tevkifatın gerçekleştirilmesinde bu işlemlerin tek bir işlem olarak dikkate alınacağı, aynı türden olmak kaydıyla üç aylık dönem içerisinde yapılan işlemlerin bir kısmından doğan zararın karlardan mahsup edilmek suretiyle tevkifat matrahının tespit edileceği hüküm altına alınmıştı. Ancak kanunda yazılı aynı türden ibaresinde ne anlaşılması gerektiği belirtilmemişti. Öngörülen düzenlemede aynı tür menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı değerlendirilmesinin hangi kritere göre yapılacağı belirleniyor. Aynı tür değerlendirmesinde aşağıdaki sınıflandırma esas alınacak.
-Sabit getirili menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları,
-Değişken getirili menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları,
-Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri,
-Menkul kıymetlerle yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde sınıflandırma, işlemle ilişkilendirilen menkul kıymetin dahil olduğu gruba göre yapılacak, menkul kıymete bağlı olmaksızın yapılan işlemler ise IV. Gruptaki vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri kapsamında değerlendirilecek.
Birden fazla banka veya aracı kurum kullanılmak suretiyle işlem yapılması halinde her banka veya aracı kurum kendi işlemleri ile ilgili olarak elde edilen gelirler üzerinden tevkifat yapacak, aynı banka veya aracı kurum bünyesinde birden fazla hesap kullanılmak suretiyle işlem yapılması halinde söz konusu hesaplar tek bir hesap olarak değerlendirilecek. Bu çerçevede, müşterek hesaplar da tek bir hesap olarak kabul edilecek.
Banka ve aracı kurumların yaptığı işlemlerle ilgili olarak Maliye Bakanlığı”na sürekli bilgi verme yükümlülüğü getiriliyor. Bu kapsamda;
– Bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının başka bir kişi veya kurum adına nakledilmesi (aynı banka veya aracı kurum nezdinde veya bir başka banka veya aracı kuruma).
– Bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının sahibi tarafından fiziken teslim alınması.
– Bir menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının sahibi tarafından fiziken teslim edilmesi, durumlarında üçer aylık tevkifat dönemlerini izleyen ayın sonuna kadar internet ortamında bildirimler yapılacak.
Bundan sonraki yazımızda Gelir Vergisi Kanununun 75/5.maddesinde yazılı menkul sermaye iratları üzerinden yapılacak tevkifata ilişkin yapılması öngörülen düzenlemelere yer verilecektir.