Faturasız Mal Bulunduranları Bekleyen Riskler
Banka kayıtlarından hareketle kayıt dışılıkla mücadele kapsamında yürütülen yaygın ve etkin vergi incelemeleri halen devam ediyor. Nakit hareketlerinin izlenmesi yöntemi ile yapılan vergi incelemeleri önümüzdeki yıllarda da devam edecek. Bankalar üzerinden yürütülen vergi incelemeleri devam ederken vergi mükellefleri bir yandan kayıt dışı banka hesapları diğer yandan yapılan fiili envanter sayımları sonucu cezalı tarhiyatlarla yüz yüze geldiler. Gerek vergi incelemeleri nedeniyle gerekse maliye idaresinin belli zamanlarda düzenli olarak yaptığı fiili envanter sayımları sonucu faturasız mal bulundurulduğunun tespit edilmesi başta Katma Değer Vergisi olmak üzere ayrıntılı bir vergi incelemesi yapılmadan da cezalı tarhiyatla karşılaşmaları sonucunu doğuracak.
Verilmesi ve alınması gereken fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunun alınmaması veya verilmemesi durumunda her bir belge için 118 YTL den (2005 yılı) az olmamak üzere yazılması gereken tutarın % 10”u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilecek. Bu şekilde kesilecek ceza 2005 yılı için 55.000 YTL.
Faturasız mal bulundurulması nedeniyle vergi mükelleflerini yakından ilgilendiren asıl düzenleme Katma Değer Vergisi Kanunu”nun 9/2. maddesinde yer alan KDV sorumluluğuna ilişkin olan. Kanun koyucu belgesiz mal dolaşımına engel olmak üzere caydırıcılık etkisi fazla olan böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duymuş, bu şekilde kayıt dışılıkla mücadelede sadece faturasız mal satanları değil aynı zamanda bu şekilde mal alanları da sorumlu hale getirmiş bulunuyor.
KDVK”nun 9/2.maddesine göre; fiili yada kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğu veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisi, belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften cezalı olarak tahsil edilebilecek.
Faturasız mal bulundurulması veya hizmet satın alınması durumunda bu malı bulunduran veya hizmeti satın alandan bu verginin cezalı olarak alınabilmesi için öncelikle durumun yapılan fiili veya kaydi envanterle ortaya konulması gerekiyor. Faturasız mal bulundurulması veya hizmet satın alınması durumunun tespitinden sonra bu mal ve hizmetlere ilişkin belgelerin ibrazı için tespit tarihinden itibaren 10 günlük süre verilecek. Verilen 10 günlük süre içinde alış belgelerinin ibraz edilmemesi halinde tespit tarihindeki emsal bedel üzerinden hesaplanacak katma değer vergisi alışlarını belgeleyemeyenler adına re’sen tarhedilecek. Yapılacak bu tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezası uygulanacak.
Bir nevi kaydi envanter olarak değerlendirilmesi gereken randıman incelemeleriyle de belgesiz mal alındığının tespiti durumunda bu düzenlemeye istinaden KDV”si cezalı olarak istenebilecek. Danıştayın bu konudaki yaklaşımı da bu doğrultuda.
Kanuni düzenleme gereği verilen 10 günlük sürede belgenin ibraz edilmemesi durumunda yapılacak tarhiyat; tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden yapılacak, mal veya hizmetin ne zaman alındığının ayrıca biliniyor olması durumu değiştirmeyecek. Dolayısıyla yapılacak tarhiyata vergi ziyaı cezası uygulanmakla birlikte gecikme faizi istenemeyecek.
Mükelleflerin bu şekilde sorumlu tutularak ödemek durumunda kaldıkları KDV onlar açısından “yüklenilen KDV” niteliğinde olduğundan vergi dairesine ödemeleri ve kanuni defterlerine kaydetmeleri koşuluyla indirim KDV olarak dikkate alabilecekler. Kesilen cezanın indirim konusu yapılması mümkün değil.
KDVK”nun 9/2.maddesindeki bu düzenlemede belgesiz alınan mal ve hizmetleri satanlara bu satışlarla ilgili olarak, vergi inceleme raporuna dayanılarak katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı takdirde, zıyaa uğratılan vergi ve buna ilişkin cezanın ayrıca alıcılardan alınamayacağı hüküm altına alınmış. Bu düzenlemenin gereği olarak satıcı nezdinde önceden yapılan vergi incelemesi dolayısıyla satıcı adına bir tarhiyat yapılmış olması durumunda bir de alıcı nezdinde tarhiyat yapılmayacak. Bu hüküm bizce belgesiz mal bulundurulduğunun tespiti durumunda belgesini ibraz edememekle birlikte kimden alındığının ispat edilmesi durumunda öncelikle tarhiyatın satıcı nezdinde yapılmasını da amaçlamakta. Satıcı adına tarhiyat yapılması durumunda ayrıca alıcıya bir tarhiyat yapılmayacak. Amaçsal yorum yapılarak bu sonuca ulaşılması belgesini satıcıdan almak istediği halde alamayanlar açısından daha adil olacak.