Bireysel Emeklilik Sisteminin Vergisel Avantajları
Bireysel emeklilik sisteminin güçlendirilmesine yönelik olarak gelir ve kurumlar vergisi kanunlarında 28.06.2001 tarih ve 4697 sayılı Kanunla yeni düzenlemeler yapıldı. Yapılan değişiklikler; bireylerin sisteme katılmaları nedeniyle ödedikleri katkı paylarının vergi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması, emeklilik fonları kazançlarının vergilendirilme biçimi ve bireylerin sistemden elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesi olmak üzere üç farklı alanda yapıldı. Bu değişiklikler bireysel emeklilik sisteminin yanında şahıs sigortalarını da kapsıyor.
Sisteme Katılan Bireylere Yönelik Vergisel Avantajlar:
Bireysel emeklilik sistemine katılan katılımcıların ödedikleri katkı payları belli tutarlarda gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılabilmekte. Ödenen katkı payları ve şahıs sigorta primlerinin ücret matrahından indirilebilmesine ilişkin düzenleme gelir vergisi kanununun 63. maddesinde yer alıyor.
Ücretten indirimi düzenleyen maddede;“sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta veya emeklilik şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla, ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları, İndirim konusu yapılacak prim, aidat ve katkıların toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin % 10’unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için ödenen primlerde, ödendiği ayda elde edilen ücretin % 5’ini) ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Bakanlar Kurulu bu oranı % 20 oranına kadar (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için % 10 oranına kadar) artırmaya ve belirtilen haddi asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.” hükmü yer almakta.
Yapılan bu düzenleme ücret matrahının tespitinde ödenen katkı payının elde edilen ücretin % 10”una kadar olan kısmının gider olarak indirilmesine olanak sağlıyor. Bireysel emeklilik sistemi dışındaki diğer şahıs sigortalarında ödenen primlerin elde edilen ücretin % 5”ine kadarlık kısmı indirim konusu yapılabilecek.
Bireysel emeklilik ile diğer şahıs sigorta primlerin birlikte ödenmesi durumunda matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutar ücretin % 10” u ile sınırlı olacak, diğer şahıs sigorta primleri için %5”lik sınır aranmayacak.
Burada indirim konusu yapılacak katkı payı veya prim tutarının tespitinde esas alınacak ücret; işveren tarafından çalışan hizmetin karşılığında ödenen aylık (maaş), prim, ikramiye, sosyal yardımlar ve zamlar gibi sürekli nitelikteki ödemelerin brüt tutarı olup gider karşılığı olarak ödenen tutarlar dikkate alınmayacak.
Bireysel emeklilik ve diğer şahıs sigorta primleri ile ilgili olarak yapılabilecek indirim tutarı asgari ücretin yıllık tutarını hiçbir zaman aşamayacak, ancak yıl içinde asgari ücret tutarında meydana gelebilecek değişiklikler, indirim yapılacak tutarların hesabında dikkate alınabilecek.
Ödenen katkı payları ve sigorta primleri ücret matrahından indirilebildiği gibi yıllık beyanname verenlerin yıllık beyanname ile beyan edecekleri gelirden de indirmeleri mümkün. Bu konuya ilişkin düzenleme Gelir Vergisi Kanunu”nun 89. maddesinde yer alıyor:
“Beyan edilen gelirin % 10’unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta primleri için, beyan edilen gelirin % 5’ini) ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla, mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları (sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta veya emeklilik şirketi nezdinde akdedilmiş olması, prim ve katkı tutarlarının gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması ve ücret geliri elde edenlerin ücretlerinin safi tutarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunması şartıyla, eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait prim ve katkı payları kendi gelirinden indirilir.)
Bakanlar Kurulu bu bentte yer alan % 10 oranını, % 20 oranına kadar (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için % 10 oranına kadar) artırmaya ve belirtilen haddi asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.
Yapılan düzenleme ile sadece ücret geliri elde edenler değil, yıllık beyanname verenlerinde ödedikleri katkı paylarını ve primlerini beyan ettikleri gelirden indirmeleri sağlanmakta. Beyan edilen gelirin tespitinde beyannamede yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları toplamından önceki tutarlar dikkate alınacak. Hemen belirtelim ki, ödenen katkı payları ve primlerin yıllık beyanname ile beyan edilen gelirden indirilebilmesi için bu katkı payları ve primlerin ücretin safi tutarının tespitinde ayrıca indirilmemiş olması gerekiyor. Aksi durumda aynı indirim tutarının iki kez matrahtan indirilmesi söz konusu olacaktır.
Bireysel emeklilik katkı paylarına yönelik düzenleme bunlarla da sınırlı değil. Gelir Vergisi Kanunu”nun 40. maddesine göre işverenlerin çalışanları adına ödemiş oldukları katkı payları da ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilmekte. Böylece işverenlerin çalışanları adına ödedikleri bireysel emeklilik katkıları ücretle ilişkilendirilmeksizin ödemeyi yapan işverenin kazancından indirilme imkanı sağlanmakta. Safi ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilecek katkı payı tutarının tespitinde ücret matrahından indirilecek katkı paylarına ilişkin sınırlamalar dikkate alınacak; aylık brüt ücretin %10”u ve asgari ücretin yıllık brüt tutarı sınırları aşılamayacak. Bu durumda ücretlinin kendisinin ödediği katkı payları nedeniyle ücret matrahından indirim konusu yapabileceği tutar ne ise, işverenin çalışanı adına ödediği katkı payı dolayısıyla gider yazabileceği tutar da aynı tutar olacak.
İşverenlerin ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alacakları ödeme sadece bireysel emeklilik katkı payları için öngörülmüş olup, ücretlilerin kendilerine, eşlerine ve küçük çocuklarına ait özel şahıs sigorta primleri ile emekli ve yardım sandıklarına ödenen aidat ve primlerini kapsamıyor. Bu prim ödemeleri ancak“ücret” olarak vergilendirildikten sonra gider yazılabilir.
İşverenler tarafından çalışanları adına yapılan ve gider olarak dikkate alınabilen bireysel emeklilik katkı paylarının sadece ticari kazanç sahiplerini kapsaması, serbest meslek sahibi ve zirai kazanç sahiplerini kapsamaması sektörde bir eksiklik olarak değerlendiriliyor. Ayrıca Bakanlar Kurulu”na kanunda verilmiş olan yetkinin üst sınırda kullanılarak sağlanan vergi avantajlarının biraz daha artırılması isteniyor.
Gelecek yazımızda emeklilik fonları kazançlarının vergilendirilmesindeki avantajlar ile sistemden gelir elde edildiği dönemde sağlanan avantajlara değinilecektir.