FİNANSAL ARAÇLARIN YENİ DÖNEM VERGİLEME REJİMİ
Menkul sermaye iratları ile menkul kıymetlerden elde edilen kazanç ve iratların vergilendirmesini düzenleyen kanun tasarısı Komisyona sevk edilmiş durumda. Yeni düzenlemede menkul sermaye iratları ile menkul kıymetlerden elde edilen kazanç ve iratlar için 01.01.2006 tarihinden itibaren yeni bir vergileme rejimi öngörülüyor. Bankalar ve aracı kurumlar tarafından tutulacak kayıtlara göre bu kurumlar tarafından tevkifat yapılması sistemin en önemli özelliği. Bu düzenleme uygulamada basitliği sağlamanın yanı sıra döviz ve Türk Lirası cinsinden olanlar dışında bütün finansal araçlar açısından vergilemede harmonizasyon sağlamakta.
Tasarının (*) 30.maddesiyle Gelir Vergisi Kanunu”na Geçici Madde 67 eklenerek çeşitli finansal araçlardan elde edilen gelirlerin aynı düzeyde kaynakta vergilenmesi, ticari faaliyetlere dahil olmayan bu gelirler için kaynakta yapılan bu vergilemenin nihai vergileme olması öngörülüyor.
Madde kapsamına menkul kıymetler ile diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından veya elde tutulma sürecinde elde edilen gelirler, mevduat faizleri, özel finans kurumlarından elde edilen gelirler ve repo kazançları giriyor. Bu düzenleme sonucunda Hazine tarafından ihraç edilen tahvillerden sağlanan getirilerle özel sektör tahvillerinden sağlanan getirilerin aynı esaslar dahilinde vergilendirilmesi sağlanmış bulunuyor.
Bankalar ve aracı kurumlar takvim yılının üçer aylık dönemleri itibariyle vergi tevkifatı yapacak.
Bankalar ve aracı kurumlar tarafından vergi tevkifatı;
- Alım satımına aracılık ettikleri menkul kıymetler ile diğer sermaye piyasası araçlarının alış ve satış bedelleri arasındaki fark,
- Alımına aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının itfası halinde alış bedeli ile itfa bedeli arasındaki fark,
- Menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının tahsiline aracılık ettikleri dönemsel getirileri (herhangi bir kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına bağlı olmayan),
üzerinden % 15 oranında gerçekleştirilecek.
Vergi tevkifatı banka ve aracı kurumların kendi potföylerinde bulunan kağıtları müşterilerine alıp satmaları halinde de alış ve satış bedelleri arasındaki fark üzerinden yapılacak.
Aynı menkul kıymetin değişik tarihlerde alınmasından sonra bir kısmının elden çıkarılması durumunda hareketli ağırlıklı ortalama yöntemi (*) kanun kullanılarak tevkifat matrahındaki alış bedeli belirlenecek. Tevkifatın yapılmasında üç aylık dönem içerisinde aynı türden menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı ile ilgili olarak birden fazla alım satım işlemi yapılması halinde tevkifatın gerçekleştirilmesinde bu işlemler tek bir işlem olarak dikkate alınacak. Böylece alım satım işlemi sonucu oluşabilecek olan negatif fark, bir diğer işlemden oluşan pozitif farktan düşülebilecektir. Ancak aynı dönemde başka tür bir menkul kıymetin negatif farkı bir diğer menkul kıymetin pozitif farkından düşülemeyecek.
Tevkifat yapılacak tutarın tespitinde dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının alış ve satış bedeli olarak işlem tarihindeki Yeni Türk Lirası karşılıkları esas alınacak, yabancı para cinsinden ihraç edilmiş olması halinde tevkifat matrahına kur farkı dahil edilmeyecek.
Menkul kıymet yatırım fonlarının katılma belgelerinin ilgili olduğu fona iadesi veya alım satımı, menkul kıymet yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin alım satımı, Hazine tarafından yurt dışına ihraç edilen menkul kıymetlerin alım satımı, itfası sırasında elde edilen gelirleri ile bunların dönemsel getirilerinin tahsilinde ve hisse senetleri kar paylarının hisse sahipleri adına tahsilinde tevkifat uygulanmayacak. Ancak fon ve yatırım ortaklıklarının kurumlar vergisinden istisna edilmiş olan portföy kazançlarından dağıtılsın dağıtılmasın % 15 oranında tevkifat yapılacak, bu vergi fon veya ortaklık bünyesindeki nihai vergileme olacak.
Tasarının 2. fıkrasında yukarıda anlatılan kapsamda tevkifata tabi tutulmayan getirilerin menkul kıymetleri çıkaranlarca ödenmesi sırasında tevkifata tabi tutulması öngörülüyor.
Tevkifata tabi tutulan kazançlar için gerçek kişilerce yıllık veya münferit beyanname verilmeyecek, diğer gelirler dolayısıyla beyanname verilmesi halinde de beyannameye bu gelirler dahil edilmeyecek. Ticari faaliyet kapsamında elde edilen gelirler ise ticari kazanç hükümleri çerçevesinde kazanç kapsamında değerlendirilecek, tevkif suretiyle ödenmiş olan vergiler beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilecek. Ancak tevkif suretiyle ödenen verginin işlemden doğan kazancın tabi olduğu tevkifat oranı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşan kısmı mahsup edilemeyecek.
Mevduat faizlerinden, özel finans kurumlarınca ödenen kar paylarında ve repo gelirlerinden de ödemeyi yapanlarca % 15 oranında tevkifat yapılacak
Tevkifat uygulaması gelir sahibi olan tüm gerçek ve tüzel kişiler için geçerli. Sadece emeklilik yatırım fonlarının elde ettikleri kazançlar üzerinden bankalar ve aracı kurumlar tarafından tevkifat yapılmayacak.
Belirtilen tevkifat oranı %15 olmakla birlikte yabancı para cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden sağlanan getiriler ile döviz cinsinden açılmış hesaplardan elde edilen faiz gelirleri için oranı 5 puana kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkili bulunuyor.
Not :
(*) Makalenin yayımlanmasından sonra tasarı, 31.12.2004 tarih ve 25687 sayılı 3.Mükerrer Resmi Gazetede 5281 sayılı Kanun olarak yayımlandı.
(*)Makalenin yayımlanmasından sonra tasarı, 31.12.2004 tarih ve 25687 sayılı 3.Mükerrer Resmi Gazetede yayımlandı. Tasarıda geçen hareketli ağırlıklı ortalama yöntemi 5281 sayılı Kanun metninde ilk giren ilk çıkar olarak açıklanmıştır.