Vergi Ziyaı Cezasında Kafa Karışıklığına Son Verelim

Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiş bulunan vergi ziyaı cezası; ziyaa uğratılan verginin bir katına, bu vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme faizinin yarısının eklenmesi suretiyle hesaplanıyordu. Vergi ziyaının hesaplanış biçimini düzenleyen bu madde; ceza hesaplanmasında esas alınacak gecikme faizi oranının Bakanlar kurulu tarafından ne zaman belirleneceğinin bilinmemesi ve bu durumun ceza miktarında belirsizliğe yol açması nedeniyle Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildi. Bu iptal kararı 20.10.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Aynı zamanda Mahkeme, iptal kararının doğuracağı hukuksal boşluğu, kamu yararını ihlâl edici nitelikte gördüğünden gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla iptal kararının hemen değil 6 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Kararın hemen yürürlüğe girmemesiyle, 6 aylık sürenin sonuna kadar, yani 20 Nisan 2006 tarihine kadar,  yeni bir düzenleme yapılması durumunda herhangi bir hukuksal boşluğun oluşmaması amaçlanmaktaydı. Nitekim bu konuda Anayasa Mahkemesi kararıyla oluşan termin ve gerekçeler de dikkate alınarak 6 aylık süre dolmadan vergi ziya cezasına ilişkin yeni yasal düzenleme yapıldı. 5479 sayılı yasayla getirilen yeni düzenlemede vergi ziyaına sebebiyet verilen hallerde ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında ceza kesilmesi esası benimsendi. VUK’nun 344. maddesinin ikinci fıkrasını değiştiren bu değişiklik 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 08.04.2006 tarihinde yürürlüğe girdi.

Yeni yasal düzenlemeye ilişkin olarak; bir yandan 20 Nisan 2006 tarihine kadar düzenleme yapılmış olması itibariyle, diğer yandan önceki düzenlemelerin iptal gerekçelerinin dikkate alınmış olması itibariyle eleştirilecek bir husus bulunmazken vergi mükelleflerinde kafa karışıklığına neden olabilecek tartışmalar halen devam ediyor. Yani Anayasa Mahkemesinin hukuki bir boşluk doğmaması için iptal kararının yürürlüğünü 6 ay sonraya bırakması, yeni kanuni düzenleme yapılırken de iptal gerekçelerinin dikkate alınmış olması hukuki ihtilaf oluşturmaya yönelik tartışmaları engellemedi. Bu tartışmaların neden yapılmak istendiği, özellikle hukuki bir ihtilaf konusu olacak bir durum yokken niçin varmış gibi gösterildiği bizim tartışma alanımız dışında.

Bu tartışmalar esas itibariyle 01.01.2006 tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak sonradan ortaya çıkan ve vergi ziyaı cezası kesilmesi gereken bir durumun varlığı halinde ceza kesilip kesilemeyeceği noktasında yapılıyor. VUK’na eklenen geçici 27. madde de 01.01.2006 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak bu tarihten sonra ortaya çıkan ve vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren bir durumun tespit edilmesi halinde ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında ceza kesileceğine ilişkin bir düzenleme yer alıyor. 5479 sayılı yasa ile düzenleme yapılmadan önce bu konuda yapılan bir kısım değerlendirmelerde 01.01.2006 tarihinden önceki dönemlere hiç bir şekilde ceza kesilemeyeceği, hatta bunun geçmiş döneme getirilen bir af gibi değerlendirilmesi gerektiği, bu dönemlere ilişkin yargıda görülmekte olan davalarda cezaların tamamen ortadan kaldırılacağı gibi bir dizi görüş ileri sürülmekteydi. 5479 sayılı yasa sonrasında geçici madde ile getirilen bu düzenlemeye bu kez geçmişe yönelik ceza konulamayacağı gerekçesiyle yeni itirazlar geldi. Bu tartışmalar devam ederken Maliye Bakanlığı yeni vergi cezasının geçmiş dönemler dahil nasıl uygulanacağını, uygulama esaslarının nasıl olacağını belirlemek üzere harekete geçti. Halen tebliğ taslağı konumunda olan bu çalışma da gösteriyor ki devam eden tartışmaların büyük bir çoğunluğu hukuki değil. Vergilendirme dönemleri itibariyle ceza uygulamasına ilişkin Bakanlığın yaklaşımı söyle özetlenebilir.

A-01.01.2006 Tarihinden Önceki Vergilendirme Dönemlerine İlişkin Uygulama

   a)01.01.2006 tarihinden önce kesilen vergi ziyaı cezaları: Bu tarihten önce kanunun değişmeden önceki hükümlerine göre hesaplanarak kesilen ve tebliğ edilen vergi ziyaı cezalarından; 01.01.2006 tarihinden önce kesinleşen ancak henüz tahsil edilmemiş olanların takip ve tahsiline devam edilecek, 01.01.2006 tarihinden sonra kesinleşenler hakkında ise düzeltme işlemi yapılarak yeni düzenleme uyarınca işlem yapılacak.

   b) 01.01.2006-08.04.2006 tarihleri arasında kesilen vergi ziyaı cezaları: 01 01.2006 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak bu tarihten sonra ancak 08.04.2006 tarihinden önce kesilip tebliğ edilen tüm cezalar kesinleşsin veya kesinleşmesin yeni düzenlemeye göre düzeltilecek. Düzeltme işlemine konu olanlardan yargı organlarında dava konusu edilenlerle ilgili olarak ayrıca yargı organları bilgilendirilecek.

   c) 08.04.2006 tarihinden sonra kesilecek vergi ziyaı cezaları: 01.01 2006 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak 08.04 2006 tarihinden sonra kesilecek vergi ziyaı cezalarının tamamı yeni hükme göre bir kat olarak kesilecek.

B-01.01.2006 Tarihinden Sonraki Vergilendirme Dönemlerine İlişkin Uygulama

   a) 01.01.2006-08.04.2006 tarihleri arasında kesilenler:Bu tarihler arasındaki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak eski hükümlere göre kesilmiş olan vergi ziyaı cezalarının tamamı yeni hükme göre düzeltilecek. Bu cezalardan idari yargı mercileri nezdinde dava açılmış olanlarla ilgili olarak gerekli düzeltme işlemi yapılarak yapılan düzeltme işlemi yargı mercilerine bildirilecek.

   b) 08.04.2006 tarihinden sonra kesilecek ceza: Bu tarihten sonra kesilecek cezaların tamamında yeni hüküm geçerli olacak ve bir kat olarak ceza uygulanacak.

Genel Değerlendirme ve Son Hatırlatma

Yeni düzenlemenin 08.04.2006 tarihinde ve 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiğini, bu yeni düzenlemenin de Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının yürürlüğe gireceği 6 aylık sürenin içinde yapıldığını dikkate aldığımızda aslında hukuki ihtilaf konusu olacak veya Anayasa’ya aykırılık oluşturacak bir durum bulunmuyor. Kaldı ki böyle bir tereddüt bulunsa idi sayın Cumhurbaşkanı bu yasayı onaylamayıp bir kez daha görüşülmek üzere tekrar meclise gönderirdi. Üzerinde en çok tartışılan maddelerden VUK’na eklenen geçici 27. madde 01.01 2006 tarihinden önceki dönemlere ceza kesmek için getirilmiş değil, tam tersine böyle bir düzenleme olmasa idi yeni düzenlemeden daha ağır yaptırımlar içeren eski düzenleme uyarınca ceza kesilmesi gerekecekti. Böyle bir düzenleme yapılmak suretiyle 01. 01. 2006 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olup bu tarihten sonra ceza kesilmesini gerektiren durumların varlığı halinde daha hafif yaptırım içeren yeni düzenleme uyarınca ceza kesilmesi mümkün hale gelmiş oldu. 5479 sayılı yasa ile yapılan değişiklik 6 aylık süre içinde yapılmış olmakla esasen iptal edilmiş ve yürürlükten kaldırılmış bir maddenin yerine yeni bir madde getirilmiş değil, tam tersine yürürlükte bulunan bir madde değişikliğe uğramıştır. Bu açıdan bakıldığında tartışmaların büyük bir çoğunluğu kendiliğinden sona erecektir.