Sigorta Mevzuatınca Ayrılan Tüm Karşılıklar Gider Yazılabilecek
21.06.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 2006 yılı başından itibaren yürürlüğe giren yeni kurumlar vergisi yasası kurum kazançlarının vergilendirilmesine ilişkin pek çok sektörü yakından ilgilendiren yeni hükümler getirdi. Bankacılık, eğitim, yatırım, fon ve sigorta kuruluşları bu sektörlerin başında geliyor. Yeni kanunun özellikle sigorta sektörü için getirdiği yeni düzenlemeler hayli önemli.
Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu ile birlikte sigorta sektörü tarafından sigorta mevzuatı gereğince ayrılan bazı karşılıklar gider olarak dikkate alınabilecek. Önceden sigorta mevzuatı gereğince ayrılan bazı karşılıkların gider olarak dikkate alınabileceği eski kurumlar vergisi kanununda yer almadığı için vergi matrahın hesabında gider olarak dikkate alınamıyordu. Ayrıca getirilen yeni düzenlemede hayat sigorta şirketleri tarafından riyazi ihtiyatların yatırıma yönlendirilmesi nedeniyle elde edilen gelirler üzerinden stopaj yoluyla ödenmiş olan vergilerin sigorta kurumlarının hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebileceği konusu açıklığa kavuşturuldu.
1-Deprem Hasar Karşılıkları
Deprem kuşağında bulunuyor olmamız sebebiyle olası bir depremde deprem sigortası yaptırmış olanların mağdur edilmememsi için sigorta şirketleri tarafından alınan deprem primlerinin nasıl değerlendirileceğine ilişkin yeni düzenlemeler yapıldı. Sigorta yönetmeliğinde yapılan ve 06.09.2005 tarihi itibariyle yürürlüğe giren deprem yönetmeliğinin 26. maddesinde yapılan değişiklikle;
-sigorta ve reasürans şirketleri, yıl sonu itibari ile yangın ve mühendislik sigorta branşlarında verdikleri deprem teminatı karşılığında yazdıkları ve kendi saklama paylarında kalan primlerin üçte birini, ödenen komisyon ve diğer masraf payı olarak düştükten sonra kalan tutarın % 50′ sini onbeş yıl süre ile deprem hasar karşılığı olarak ayırmak zorunda olacakları,
– deprem hasar karşılıklarının oluşturduğu fonların net gelirlerinin de bu hesapta gösterileceği söz konusu fonların yatırımı sonucu uğranılan kayıpların ise hiçbir surette ayrılan karşılık tutarından tenzil edilemeyeceği,
– deprem hasar karşılığı hesabında toplanan fonların gayrimenkuller hariç olmak üzere, yine yönetmelikte sayılan kıymetlere (mevduat, Hazine bonosu, Devlet tahvili gibi) yatırılabileceği,
ifade edilmektedir.
Bu yönetmelikle belirlenen söz konusu deprem karşılıkları sigorta şirketleri tarafından ticari kar zararın hesabında gider olarak yazılmasına rağmen bu karşılıklar eski kurumlar vergisi kanununda indirilebilecek giderler arasında sayılmadığından gider olarak dikkate alınamıyordu. Yeni kurumlar vergisi kanununda indirilecek giderler arasında deprem hasar karşılıkları da sayıldığından yeni dönemde bu karşılıklar gider olarak dikkate alınabilecek.
2. Gerçekleşmiş Ancak Rapor Edilmemiş Hasar ve Tazminat Karşılıkları
Sigorta Murakabe Kanunu’nun 25. maddesine istinaden çıkarılan yönetmelikte 27.01.2004 tarihi itibariyle bazı değişiklikler yapıldı. Yönetmeliğin “Muallak Hasar ve Tazminat Karşılığı” başlıklı 25. maddesinde yapılan bu değişiklikle;
-Sigorta ve reasürans şirketleri tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş ancak fiilen ödenmemiş hasar ve tazminat bedellerine ek olarak gerçekleşmiş ancak rapor edilmemiş (IBNR olarak da bilinen) hasar ve tazminat bedelleri için muallak hasar karşılığı ayıracaklar.
-Gerçekleşmiş ancak rapor edilmemiş hasar ve tazminat bedellerinin hesaplanması sırasında sigorta ve reasürans şirketlerinin bu bedellerle ilgili olarak son 5 veya daha fazla hesap dönemlerindeki sonuçları dikkate alınacak.
-Muallak hasar karşılığının hesaplanması sırasında hesaplanmış veya tahmin edilmiş eksper, bilirkişi, danışman, dava ve haberleşme giderleri de dahil olmak üzere gerekli tüm gider payları da dikkate alınacak.
-Sigorta şirketleri her hesap dönemi itibariyle muallak hasar ve tazminat karşılığı yeterlilik tablosu düzenlemek ve diğer mali tabloları ile birlikte yayınlamak zorundadırlar.
-Muallak hasar karşılığı yeterlilik rasyosunun (ayrılan karşılıkların bu karşılıklara ait dosyalara ilişkin gider payları da dahil ödenen fiili hasar ve tazminat bedelleri toplamına oranı) cari hesap dönemi hariç olmak üzere son beş yıllık ortalamasının %90’ın altında kalması halinde, sigorta şirketlerince cari hesap döneminde bu oran ile %90 oranı arasındaki fark tutarı kadar muallak hasar karşılığı yeterlilik farkı ilave edilecek.
Sigorta mevzuatınca gerçekleştirilen bu değişiklikler sonucunda bu karşılıklar ticari kar zararın hesabında gider olarak dikkate alınabilirken vergi mevzuatında paralel bir düzenleme yapılmadığı için mali kar zararın tespitinde gider olarak dikkate alınmasında sorunlar yaşanmaktaydı. Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği ayrılan bu karşılıkların mali açıdan da gider yazılabilmesi için Maliye Bakanlığına görüş sormuş Bakanlık ayrılan bu iki karşılık hakkında; vergilendirme dönemi içinde meydana gelen ancak bilanço günü itibariyle şirkete bildirilmemiş hasarlar, ilgili döneme ilişkin beyannamenin verileceği tarihe kadar şirkete bildirilmiş olmak şartıyla gider yazılabileceği, muallak hasar ve tazminat karşılığı yeterlilik farklarının gider yazılamayacağı yönünde görüş bildirmişti.
Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle “gerçekleşmiş, ancak rapor edilmemiş hasar ve tazminat bedelleri için ayrılan muallak hasar ve tazminat karşılıkları’nın, kazancın beyan edildiği tarihe kadar şirkete bildirilip bildirilmediğine bağlı olmaksızın tamamı gider yazılabildiği gibi “muallak hasar karşılığı yeterlilik farkları da gider olarak yazılabilecek.
3.Hayat Sigorta Şirketlerince Stopaj Yoluyla Ödenen Vergiler Mahsup Edilebilecek Yıl içerisinde kesilen vergilerin hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilmesini düzenleyen madde içerik olarak yeni kurumlar vergisi kanununda da yer almakla birlikte yeni kanunun 34. maddesi olarak düzenlenen maddeye eklenen parantez içi hükümle hayat sigorta şirketlerince matematik karşılıkların yatırıma yönlendirilmesinden elde edilen kazan ve iratlar üzerinden yapılan kesintilerin hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edileceği belirtildi. Böylece idare ile mükellefler arasında ihtilafa neden olan bir konu ortadan kaldırıldı.